11 Mart 2023 Cumartesi

İZMİR EDEBİYAT ve SİNEMA BULUŞMASI

 SİNEMA ve EDEBİYAT İZMİR'DE BULUŞTU

25. İzmir Kitap Fuarı kapsamında 11-19 Mart tarihleri arasında ''İzmir Unesco Edebiyat Kentine Doğru: Edebiyat Sinema Buluşması'' düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen fuarda Başkan Soyer; İki sanat dalını İzmir'de buluşturmaktan ve bu vesile ile hayatta olmayan değerli yazar ve yönetmenlerimizi de anma vırsatı buldukları için mutluluk duyduklarını ifade etti.


Fuar TÜYAP, İZFAŞ ve Kültürlerarası Sanat Derneği işbirliği ile düzenlendi. Fuarda edebiyat yapıtlarından sinemamıza uyarlanan filmler gösterilirken, yazar, yönetmen ve eleştirmenlerin katılımıyla söyleşiler yapılacak.

Edebiyat Sinema Buluşması kapsamında bu yıl Rıfat Ilgaz, Orhan Kemal ve Haldun Taner'in yanı sıra İzmir'li iki yazarımız Atilla İlhan ve Necati Cumalı başta olmak üzere Yılmaz Güney, Erden Kıral, Atıf Yılmaz, Tunç Başaran ve Yusuf Kurçenli gibi sinemamaızın usta yönetmenleride anılacak.

14 Ocak 2023 Cumartesi

21.Yüzyıl Çağdaş Resim Sanatı'nın Parlayan Yıldızı ''Gürkan Gürsoy''

 21.Yüzyıl Çağdaş Resim Sanatı'nın Parlayan Yıldızı 

''Gürkan Gürsoy''



Gürkan Gürsoy; Yeni Dışavurumculuk (Neo-Ekspresyonizm) denildiğinde tepkisel eserleri ile özgürlüğünü ve bireyselliğini gözler önüne seren önemli isimlerden biridir.

Sanatçının özellikle doğa ve doğal yaşamın giderek yok olarak insanoğlunun demir ve taş yığınlarına dönüşen metropol hayatı içerisindeki özünü koruma çabası ve yaşam mücadelesini yansıttığı eserlerinde geometrik figürler dikkat çeker. Doğa biçimleri ve doğanın yok oluşu, izleyiciye bu yok oluşun arkasında yatan nedenleri anlatmak istercesine en yalın hallerine indirgenir.


Mekanlar ve figürler tamamen soyutlanmış, çizgi ve renklerin gücü ile yansıtılmıştır. Soğuk renk hakimiyetinde olan eserlerde anlatılmak istenen, tepkiye dikkat çekici bir kasvet ve gerçeklik gözler önündedir.

Figürlerdeki çizgisel betimlemeler belirgin ve keskin hatlara sahiptir. Sanatçı, figürlerdeki keskin hatlarda gerektiğinde bükülmeler yaparak dışavurum çoşkusu ile biçimlerin doğmasını sağlar ve düşüncelerini tüm açıklığı ile iletir.


Soğuk renklerin yanında siyah ve beyaz çok net kullanılmıştır. Yer yer figürlerdeki bazen de yüzeyin geneline hakim ışık ve gölge siyah ve beyazın hakimiyetinde ve belirgindir.

Perspektif uygulamalarını net bir şekilde görebildiğimiz eserlerinde çizgiler, siyah ve beyazın gücü ile birleşerek uygulanmıştır.


Gürsoy'un güçlü fırça darbeleri serbest ve özgürce tuvale yansır. Neo Ekspresyonizm'de tercih edilen, kullanılan malzemelerdeki dokunsal etki tuvale hakimdir. Yoğun boya, kalın fırça ve spatula ile sağladığı dokunsal etki resme farklı bir boyut kazandırır.


Eserlerinde renklerin birbirine karıştırılmadan boyanmış ve dokusal yüzeylerin hakimiyetini, ana figürün gücü ile birleştirerek tüm yüzeye dikkat çeken bir etki yaratır. Eserleri karşısında izleyici aynı anda tüm yüzeye hakim olduktan sonra tek tek detaylara yönelir.

Eser üzerinde çok fazla renk kullanımına gitmeyen sanatçı, siyah ve beyazı temel alarak çoğu zaman mavi ve tonlarını ya da kırmızı ve tonlarını tercih eder. Bazı eserleri ise tamamen siyah ve beyazın hakimiyetinde olup tercih ettiği bir-iki renk seçeneği ile ön plana çıkarmak ya da arka plana atmak istediği alanlara uygulama yapar.



Bu durum önce, resme ilk baktığınızda amaçsız gibi görünen çizgisel ve keskin figürlere dikkat çeker. Ardından da tüm yüzeye sahip olmanızı sağlayarak resimdeki anlatılmak istenen duyguyu algılatır.
Önce amaçsız gibi görünen figürlerin amacı da açıkça ortaya çıkar.

Gürsoy'un eserlerindeki bütün bu uygulamaları, içinde yaşadığımız doğanın insanoğlu tarafından yok edilişine bir tepki ve ilkel yaşamdaki sadeliğe dikkat çekişi barındırır. Sanatçıya göre sanat, güzelleşmek ya da çirkin olanı gizlemek için değildir. Hayatın içinden olmalı ve hayatın gerçeklerini gözler önüne sermelidir.

Doğanın içindeki şiddet karşısında, insanın en saf halini ve özünü arama çabasıdır.


Neo Ekspresyonizm'de figürlerdeki soyutlamalar, abartı ve deformasyonların, çoğunlukla çizgi ve özellikle de renklerin gücü ile oluşturulmuş fantastik soyut mekanlar ile bütünleşmesi aslında, sanatçının iç dünyasının ve hayal gücünün en büyük göstergesidir.


Yeni Dışavurumcu resimler, içinde bulunduğu gerçeklere karşı tepkisel olarak iç dünyasına yönelen sanatçının, hayal gücündeki izlenimlerinin yansımasıdır.

Funda Tümer'in Sanat ve 21. Yüzyıl kitabından Ressam Gürkan Gürsoy 


24 Aralık 2022 Cumartesi

D'ANDERNE SARI VEDA

Köklerinden koparılmış Edirneli Yahudilerin romanı
''D'ANDERNE SARI VEDA''

Yazar: Hakan Özaydınlık 


Hakan Özaydınlık'ın ''D'anderne Sarı Veda'' romanı Trakya'nın tek yayınevi olma özelliği de taşıyan ''Ceren Yayıncılık''tan yayımlandı. Roman bir Edirne hikayesi.

1934 Trakya olayları nedeniyle köklerinden koparılmış Edirneli Yahudilerin romanı. Yazar, ''D'anderne Sarı Veda'' romanında Cumhuriyet tarihinin tozlu raflarında unutulmaya terk edilmiş ya da unutturulmaya çalışılan bir konuyu ''Trakya Olayları''nı ele alır.

''Trakya Olayları'' Hitler Almanya'sının Kristal Gecesi'nden önce Trakya'da yaşayan Yahudilere yapılan baskı ve saldırılar olarak tanımlanır. 25 binden fazla Yahudi yurttaşın Edirne'yi terk etmesiyle sonuçlanan olaylar, Cumhuriyet tarihinin kara sayfalarından biri olur.


Osmanlı'nın kucak açtığı Sefarad Yahudileri, bu kez de yüz yıllardır yaşadıkları topraklardan ayrılmak zorunda kalır.

Yıllar 1934'ü gösterdiğinde Ulus Devlet olma yolunda önemli adımlar atmaya çalışan genç Cumhuriyet'in yöneticileri yaklaşan İkinci Dünya Savaşı tehlikesini bahane ederek sınırlarda yaşayan gayrimüslimlerin sayısını azaltmak için ''İskan Kanunu''nu yürürlüğe koyar. Fakat bunun öncesinde Alman Nazizminin etkisindeki bir grup muharrir basın yolu ile ''Yahudi Aleyhtarı'' yazılar yazarak halkı yönlendirir. Önce ''Türkçe Konuş Vatandaş'' sloganı ile Yahudileri hedef gösteren bu propagandalar, sonrasında ''Bunlardan alışveriş yapmayın'' noktasına kadar uzanır. Yahudi vatandaşların ağırlıkta yaşadığı Edirne, Kırklareli, Çanakkale gibi birçok ilde Yahudi aleyhtarı gösteriler günden güne artar. 

Aynı dönemde Yahudi aleyhtarlığını şiddetli yazılarla dile getiren Hüseyin Nihal Atsız'ın Edirne Erkek Lisesi'nde öğretmen olduğunun da altını çizmekte fayda var.

Yine o yıllarda çıkarılan İskan Kanunu ile birlikte Trakya Umum Müfettişliği devreye sokulur ve Trakya'nın yönetimi tek bir valinin idaresine bırakılır. Günden güne artan baskılar karşısında Umum Müfettişliğini uyaran Yahudi yurttaşlar bu uyarılarına rağmen münferit olaylar karşılığını alınca Ankara'ya durumu bildirmek için harekete geçerler. Lakin çabaları karşılık bulmaz. Bu durumdan aldıkları cesaretle baskıları daha da yoğunlaştıran bazı kesimler nihayet Haziran 1934'te Çanakkale, Kırklareli ve Edirne'de Yahudilerin ev ve iş yerlerine toplu saldırı ve yağma hareketlerine girişir.

Olaylar, hükümetin duruma el koymasıyla bastırılır. Fakat bu süreç içerisinde mülksüzleştirilen binlerce Yahudi yaşadıkları yerleri terk ederek çareyi İstanbul'a kaçmakta bulur.

İstanbul'da yaşanan 6-7 Eylül olayları ya da Ermeni tehciri çok sayıda roman ya da filme konu olmasına rağmen bu olaylardan çok daha büyük bir nüfus değişimine yol açan Trakya Olayları yıllar içinde nedense çok fazla üzerinde konuşulan, yazılan-çizilen olaylar arasına girmez.

Hakan Özaydınlık, ''Edirneli bir yazar olarak bu yüzleşmeyi yapmak bana düşerdi''der ve ''D'anderne Sarı Veda'' romanını kaleme alır.



''Bugün, dünya türlü göç ve mülksüzleştirme hareketleri ile kıvranırken geçmişten alacak çok ders olduğunu düşünüyorum. Bu topraklarda barış İçinde yaşayacaksak tarihimiz ile yüzleşmeliyiz'' diyen yazar, ''D'anderne Sarı Veda''yı kaleme alırken bu duygular ile yola çıktığının altını çiziyor.

Öncelikle ''D'anderne'' tanımlamasının Seferad Yahudilerin kullandıkları Ladino dilinde ''Edirne'' anlamına geldiğini söylemek gerekir. Romanda, 1934 Trakya Olaylarını kurmaca bir hikaye ile ele alan yazar, 2000'li yıllardan o yıllara uzanan bir anlatım dili kullanıyor.

Roman sadece Trakya Olaylarını konu edinen bir belgesel roman değil elbette. Okuyucular roman sona erdiğinde, 1934'lerden günümüze uzanan bir aşkın hüzünlü hikayesini de kafalarında yaşatmaya devam eder.


''D'ANDERNE SARI VEDA''
Bir Edirne Hikayesi...

         Yazarın diğer kitapları


''STRATONIKEIA, ÖLÜMSÜZ KENTİN HİKAYESİ'' 

Roman, Stratonikeia antik kenti üzerinden, Köy Enstitüsü mezunu bir genç öğretmenin, tarihin derinliklerinde kayboluşu ile başlayan olaylar dizisini kurmaca bir dil ile anlatırken, Anadolu'nun kadim tarihine de ışık tutuyor.







                                                          


21 Aralık 2022 Çarşamba

SANAT ve 21. YÜZYIL

 SANAT ve 21.YÜZYIL

YAZAR: FUNDA TÜMER

'' Duygu ve düşüncelerin en güzel yansımasıdır sanat.
   Tüm dünyaya açılan evrensel bir kapıdır.''

Her medeniyet kendi kültürünü, her kültür kendi sanatını doğurur ve yaşatır. Sanat, hem kültürler arasında hem de dönemler arasında farklılıklar göstermiş, bu farklılıklar sonucunda birçok akım ve anlayış var etmiştir. Bugün ise sanatın duygusal ve düşünsel etkileme gücüne sahip oluşu belirleyici bir rol oynamaktadır.


Belgesel Yapımcı-Yönetmeni ve Ressam-Küratör Funda Tümer'in Fa Yayınları'ndan çıkan ''Sanat ve 21. Yüzyıl'' adlı kitabı 2 yaşında. 

Son derece yalın ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış olan kitapta yazar sanatı;
 ''Sanat Nedir- Sanat Eğitimin Önemi ve Gerekliliği- Sanatçı Kimdir- Sanat Eseri Nedir- Sanat Eserinde Yaratıcı Özne- Sanat Eserinde Nesne- Sanat Eserinde Estetik Yargı- Sanat Eserinin Değerinin Belirlenmesi- Bilimsel Açıdan Sanat Tarihi- İkonoloji ve İkonografi- Çağdaş Sanat Nedir- Önemli Sanat Akımları- 21. Yüzyılda Resim Sanatı- 21. Yüzyılda Heykel Sanatı- 21. Yüzyılda Seramik Sanatı- 21. Yüzyılda Fotoğraf Sanatı'' olmak üzere 16 konu başlığı altında anlatıyor. 

Yazar 21. yüzyıl resim, heykel, seramik ve fotoğraf sanatını ise günümüzün önde gelen 13 sanatçısı üzerinden irdeliyor. 

Giorgio Agamben Çağdaş Nedir? isimli çalışmasında şu soruları sorar.
''Kimin ve neyin çağdaşlarıyız?'' & ''Çağdaş olmak ne anlama geliyor?''
O halde öncelikle bu soruların cevabını bulmamız gereklidir. 
 




18 Kasım 2022 Cuma

FINE ART SANAT BİRLİĞİ 10. YILINI GÖRKEMLİ BİR AÇILIŞLA KUTLADI

 

FINE ART SANAT BİRLİĞİ 10. YILINI GÖRKEMLİ BİR AÇILIŞLA KUTLADI

Sanat ve sanatçının topluma öncü ve sesi olmasından yola çıkarak 2012 yılında Küratör-Ressam ve Yapımcı-Yönetmen Funda Tümer öncülüğünde çalışmalarına başlayan Fine Art Sanat Birliği 10. yılını özel bir sergi ile kutladı.


15 Kasım 2022 tarihinde Galeri Sanat Yapım ev sahipliğinde görkemli bir gece ile kapılarını açan sergide, birbirinden değerli 16 sanatçının 54 eseri yer almakta
.

Açılışı serginin küratörü Funda Tümer ile birlikte İbrahim Demirel ve İyi Parti başkan yardımcılarından Ümit Altun gerçekleştirdi.


Gecede başta sanat camiası olmak üzere, iş dünyası ve basından birçok konuk yer aldı.
''GOLDEN SECTION''  ismini taşıyan sergide sanatçılar ve eserleri konuklar tarafından büyük ilgi gördü.

Sergi 25 Kasım 2022 tarihine kadar izlenebilecek.

30 Ekim 2022 Pazar

FINE ART SANAT BİRLİĞİ 10. YILINI KUTLAMAYA HAZIRLANIYOR

FINE ART SANAT BİRLİĞİ 10. YILINI KUTLAMAYA HAZIRLANIYOR

Sanat ve sanatçının topluma öncü ve sesi olmasından yola çıkarak 2012 yılında Küratör-Ressam ve Yapımcı-Yönetmen Funda Tümer öncülüğünde çalışmalarına başladı.

Birçok farklı tarz ve teknikte çalışan görsel sanatlar sanatçılarını bir araya getirerek geniş kitlelere ulaştırmayı ve ulaşmayı amaç edinerek bu doğrultuda başta sergiler, sempozyum ve seminerler olmak üzere ulusal platformda 27, uluslararası platformda 3 olmak üzere toplam 30 projeye imza attı.

2015 yılında düzenledikleri ''Biz Varız Görsel Sanatlar Sergisi'' ve 2019 yılında düzenledikleri ''Büyük Dokunuşlar Görsel Sanatlar Sergisi'' İspanya El Olor Del Arte tarafından düzenlenen 98 ülkenin sanat projelerinin katılımı ile gerçekleşen yarışmada iki kez ''Yılın En İyi Sanat Projesi'' ve ''Yılın Küratörü'' ödüllerini kazandı. 2019 yılında aynı yarışmada birlikte yol aldıkları iki değerli sanatçıları ''Yasemin Bider'' ve ''Sema Koç''un ''Ömür Boyu Onur Ödülü'' almalarına vesile oldu.

Bu sene 10. yıllarını kutlamaya hazırlanan Fine Art Sanat Birliği projelerini ve sanatçı kadrolarını genişleterek emin adımlarla yollarına devam etmektedir.

10.YIL SERGİSİ ''GOLDEN SECTION''


15 Kasım 2022 tarihinde gerçekleşecek olan 10.Yıl Sergisi, ''GOLDEN SECTION'' ismini taşımakta. Birbirinden değerli 16 sanatçının katılımı ile gerçekleşecek olan sergide farklı tarz ve teknik de 54 eser sergilenecek. Funda Tümer'in küratörlüğünü gerçekleştirdiği serginin ev sahipliğini Ankara'nın en köklü sanat galerilerinden olan ''Galeri Sanat Yapım'' üstlenmekte.

Sergi 15 Kasım 2022 tarihinde görkemli bir gece ile kapılarını açacak ve 25 Kasım 2022 tarihine kadar izlenebilecek. 




 

13 Temmuz 2020 Pazartesi

''12 PUNTO TRT SENARYO GÜNLERİ'' BAŞLADI


''12 PUNTO TRT SENARYO GÜNLERİ''  BAŞLADI

TRT tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ''12 Punto Senaryo Günleri'' başladı. Sinemacıları senaryo aşamasında destekleyerek projelerinin geliştirilmesine katkı sağlayan etkinliğin anıtım toplantısı Feriye'de gerçekleştirildi.

Sinemacıları senaryo aşamasında destekleyerek projelerinin geliştirilmesine katkı sağlayan etkinlikte, sektörün önde gelen profesyonellerince yeni tip koronavirüs tedbirleri kapsamında çevirimiçi eğitimler, TRT 2'de özel yayınlar ve Feriye'de söyleşi ve paneller düzenlenecek.





Aynı zamanda filmlerin festival dolaşımı için alan açarak uluslararası ortak yapımcı bulmalarına da yardımcı olacak etkinliğin Feriye'de gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan TRT 1 Kanal Koordinatörü  Cemil Yavuz, projenin hem bir ilki barındırdığını hem de sektörün ihtiyaçlarını belirlediğini söyledi.

Yavuz, projede geçen yıldan bu yana sektör paydaşlarından birçok konuda aldıkları destekle tecrübe kazandıklarına işaret ederek, bu yıl senaryo eğitimleri de verdiklerini belirtti. 

Cemil Yavuz ayrıca ''Bizim fonumuz sadece usta yönetmenlere fon veren bir proje değildir. Genç yönetmenlerde var. Bu sene ilk filmini çekecek 4 yönetmene, tecrübeli ve daha önce uzun metraj çekmiş 8 yönetmene kontenjan ayırdık'' dedi.

Geçen sene program çerçevesinde usta sinemacılar ile genç sinemacıların bir araya geldiğini belirten Yavuz ''TRT Ortak Yapımlar'da her yıl üzerine bir şeyler koyarak gidiyor. Bu seneden başlayarak TRT. uluslararası festivallere de partner olmaya başladı. İleriye doğru Türk Sineması'nın açılımının biraz daha TRT'nin katkılarıyla olabileceğini düşünüyoruz. Bu konuyu geliştire geliştire gideceğiz. 12 Punto'ya şu an şirketlerde dahil herkes müracaat edebiliyor. Bunu da daha iyi filmlerin ortaya çıkabilmesi için yaptık'' dedi.



Cemil Yavuz 12 Punto fonlarına başvuru sürecinin oldukça zor olduğuna değindi. Yavuz '' Aslında fon ne kadar sektörü ciddiye alıyorsa, sektörün de fonu o kadar ciddiye almasını istedik. Yani yönetmen görüşüne, bütçesine, nasıl bir dünya kuracağına dair uzun bir listemiz var. Nihayetinde emek verilsin istedik. Zaman zaman uluslararası festivallerle yaptığımız iş birliği de birkaç yıl sonra bu arkadaşları oraya taşıyacak. Müracaatlar yapıldıktan sonra TRT sadece teknik değerlendirne yapıyor. Yani yönetmen görüşünü, sinopsisini veya senaryosunu koymamış projeleri eliyor. Kamu kanalı olduğumuz için de aykırı projeleri doğal olarak kabul edemiyoruz'' diye belirtti.

Yavuz, proje kapsamındaki yarışmaya bağımsız sinemaya emek veren duayen isimleri jüri üyesi yaptıklarını belirtti.

PROGRAM DETAYLARI

12 Punto'nun toplantı ve etkinlikleri, İngiltere, İsveç, Almanya, İtalya, Fransa, Çekya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Katar ve İran'dan dünyanın en önemli sinemacılarının katılımıyla düzenlenecek.

Etkinlik kapsamında Berlin Film Akademisi'nde ders veren Franz Rodenkirchen, önemli film festivallerine danışmanlık yapan Isabelle Fauvel ve Torino Film Lab'ın eğitim direktörü Eva Svenstedt Ward, 12 finalist proje ekibiyle senaryoları üzerine toplantılar gerçekleştirecek.

Yapımcılığını yaptığı filmlerin dünyanın en önemli festivallerinde ödüller almasını sağlayan Stefano Tealdi ise proje ekipleriyle filmlerin pazarlama ve sunum süreçleri üzerine çalışacak.

Etkinlik kapsamında ayrıca Oscar ödüllü İranlı yönetmen Asghar Farhadi de sineması, yönetmenliği ve hikaye anlatıcılığı üzerine masterclass verecek. Cannes gibi festivallerdeki ödüllerinin yanı sıra
'' Bir Ayrılık'' ve  ''Satıcı'' isimli filmleriyle ''En İyi Yabancı Film Oscar'' ını alan Farhadi'nin masterclassı, 16 Temmuz'da 12 Punto Youtube hesabından canlı yayınlanacak.

Etkinliğin 18 Temmuz akşamı Feriye'de düzenlenecek kapanış ve ödül töreni de TRT 2'de canlı olarak yayınlanacak.