12 Ocak 2026 Pazartesi

''İKİ YILDIZIN ALTINDA'' YILDIZ GÖNEN KİŞİSEL RESİM SERGİSİ AÇILDI

RESSAM YILDIZ GÖNEN KİŞİSEL RESİM SERGİSİ GÖRKEMLİ BİR AÇILIŞLA SANATSEVERLERLE BULUŞTU

''İKİ YILDIZIN ALTINDA: BENLİĞİN BÜTÜNLÜĞÜ'' sergisi Kent Sanat Galerisi ev sahipliğinde görkemli bir açılışla sanatseverlerle buluştu.


Funda Tümer'in küratörlüğünde  hayata geçirilen serginin açılışı, kalabalık bir davetli topluluğunun katılımıyla gerçekleşti. Açılışta iş, sanat ve kültür dünyasından birçok isim yer aldı. 



Sergi, gerek içeriği gerekse samimi atmosferiyle davetlilerden tam not alırken, açılış gününde çok sayıda eserin satılması da ilginin yoğunluğunu gözler önüne serdi.




Konukları ile bizzat ilgilenen Gönen, sergiye büyük ilgi gösteren Yüce Koleji öğrencilerine ayrı bir önem göstermesiyle dikkat çekti. 


Resim sanatının yanı sıra şair ve besteci kimliğiyle de tanınan Yıldız Gönen, 25 yıllık çok yönlü sanat anlayışını bu sergide güçlü bir kavramsal çerçeveyle izleyiciye sunuyor.

Sergi, insanın içsel karanlığı ile dışa yansıyan ışığını, yıldız metaforu üzerinden ele alan çağdaş ve şiirsel bir anlatı sunuyor. Serginin küratörlüğünü üstlenen Funda Tümer, yapımcı, yönetmen, senarist ve ressam olarak medya ve sanat dünyasında çok yönlü üretimleriyle tanınan bir isim. Tümer'in küratöryel yaklaşımı, serginin kavramsal derinliğini güçlendirirken, eserlerle mekan arasında güçlü bir bağ kurulmasını sağlıyor. 

Yıldız Gönen ve Funda Tümer'in sanatsal iş birliğiyle hayata geçirilen sergi, ziyaretçiler tarafından takdirle karşılandı. Sergiyi gezen sanatseverler, yalnızca eserlere bakmakla kalmayıp; kendi iç dünyalarına dönerek, özgürlük ve benlik kavramlarını yeniden düşünme fırsatı buldu.


Sıcak atmosferiyle dikkat çeken Kent Sanat Galerisi, sergiye ev sahipliği yaparak ziyaretçilerden tam not aldı. Galeri, hem sanatçının anlatım dilini destekleyen yapısı hem de samimi ortamıyla sanatseverlerin beğenisini kazanırken, kültür-sanat dünyasındaki yerini bir kez daha pekiştirdi.

''İki Yıldızın Altında: Benliğin Bütünlüğü'' sergisi izleyiciyi içsel bir yolculuğa davet eden, ışık ve gölgeyi aynı anda görmeye çağıran anlatısıyla, 22 Ocak 2026 tarihine kadar izlenebilecek.

2 Ocak 2026 Cuma

''İKİ YILDIZIN ALTINDA: BENLİĞİN BÜTÜNLÜĞÜ'' RESİM SERGİSİ SANATSEVERLER İLE BULUŞUYOR

 ''İKİ YILDIZIN ALTINDA: BENLİĞİN BÜTÜNLÜĞÜ'' Kent Sanat Galerisi'nde Sanatseverler ile Buluşmaya Hazırlanıyor


Sanatçı Yıldız Gönen'in 25 yıllık sanatsal birikiminden oluşan özel bir seçkiyi bir araya getiren resim sergisi ''İki Yıldızın Altında: Benliğin Bütünlüğü'', 10 Ocak 2026 tarihinde yapımcı, yönetmen ve sanatçı Funda Tümer küratörlüğü ve Kent Sanat Galerisi ev sahipliğinde sanatseverlerle buluşuyor. 

Sergi, insanın iç ve dış dünyası, gölge ve ışık, özgürlük ve baskı arasındaki ilişkiyi merkezine alan çağdaş bir anlatı sunuyor. 

Serginin küratörü Funda Tümer, iki yıldız metaforu üzerinden bireyin içsel karanlığı ile dış dünyaya yansıttığı aydınlık yüzün aynı anlatı düzleminde bir araya getirildiğini belirtiyor. Sergide yer alan yıldız figürü benliğin iki yönünü simgelerken; kuş tüyleri, kelebekler ve beş yaprak gibi semboller özgürlük, dönüşüm, sevgi, güven ve aidiyet gibi temel insani kavramlara işaret ediyor. Tümer'e göre sergi, ışık ve karanlığın birbirini dışlamadan bir arada var olabileceği bir denge alanı sunuyor.

Minimal ve modern bir estetik anlayışla üretilen eserler, izleyiciyi yalnızca görsel bir deneyime değil, aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Sergi, kişinin kendi karanlığıyla yüzleşmeden içindeki ışığı tam anlamıyla göremeyeceği düşüncesini merkeze alarak benliğin bütünlüğüne giden içsel bir yolculuğu görünür kılıyor.



Sanatçı Yıldız Gönen, üretim sürecine ilişkin olarak, ''Resimlerimde iki yıldız vardır; biri iç dünyamı, diğeri dışa yansıttığım yüzü temsil eder. Karanlık yanımla barışamadığım sürece ışığımı tam olarak göremeyeceğimi fark ettim'' ifadelerini kullanıyor. Gönen'in eserlerinde kelebeklerin içinde gizlenen kadın figürleri özgürlüğün dönüşümle ilişkisini anlatırken, kuş tüyleri hafifliği ve umudu, beş yaprak ise sevgi, güven, özgürlük ve başarı gibi temel insani değerleri simgeliyor.

''İki Yıldızın Altında: Benliğin Bütünlüğü'', çağdaş resim diliyle bireyin içsel yolculuğunu görünür kılan, izleyiciyi gölgesiyle yüzleşmeye ve kendi iç dengesini yeniden düşünmeye davet eden bir sergi olarak öne çıkıyor.






22 Kasım 2024 Cuma

TARİHİN SIFIR NOKTASI'NA BÜYÜK İLGİ

 GÖBEKLİTEPE ZİYARETÇİ AKININA UĞRADI

''Tarihin sıfır noktası'' olarak bilinen Göbeklitepe 10 ayda 600 bin ziyaretçi ağırladı. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'ye  geçen yıla oranla 2024 Ocak-Ekim ayları arasında ziyaretçi sayısı yüzde 50 oranında arttı.


Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, ülkemizde ki kültür turizminin en önemli destinasyonlarından birisinin Göbeklitepe olduğunu belirtti. Yazgı, Göbeklite'de tanıtım stratejisiyle birlikte 2024 yılının ilk on ayında 600 bin ziyaretçiye ulaşıldığını ve bu rakamın 2025 yılında daha artacağını öngördüklerini sözlerine ekledi. 

Bilim insanları ise Göbeklitepe'yi gördüklerinde fotoğraflardan çok daha etkileyici olduğunu belirtirken, hayranlıklarını dile getirdiler. 

Göbeklitepe insanoğlunun en büyük adımlarından biri olan Neolitik Devrim'e dair yerleşik bilgileri sarsacak ipuçları da barındırıyor.


Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde Şanlıurfa ilinin 18 km. kuzeydoğusunda yer alan Göbeklitepe, yeryüzündeki ilk inanç merkezi olarak nitelendirilmektedir. Prof. Dr. Schmidt'e göre yerleşik hayata geçişin tarih kitaplarında yazanın aksine çiftçilik ve hayvancılıkla değil, dini merkezlerde sürekli bir araya gelmelerinin sonucunda olduğudur.  Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe'de ki tapınaklarda bunun bir göstergesi olarak düşünülmektedir. Şu ana kadar 6 adet tapınak gün ışığına çıkarılmıştır. 



TARİHİN EN ESKİ ALFABESİ BULUNDU

Bilim İnsanlarından Büyük Keşif


Bilim insanları, tarihin bilinen en eski alfabesini buldu. 

Suriye'nin eski kent merkezlerinden  Umm-el Marra'da  ki antik mezarlarda yaptıkları kazılar sonucunda üzerinde kazılı yazılar bulunan parmak uzunluğunda dört adet kil silindir bulundu.

Johns Hopkins Üniversitesi'nde arkeoloji profesörü olarak görev yapan ve araştırma ekibinde yer alan Glenn Schwartz, radyokarbon tarihleme yöntemiyle tarih tespiti doğrulanan yazıların, M.Ö. 2400'lü yıllara ait olduğunu belirtti.

Schwartz, bu yazıların bilinen diğer alfabetik sistemlerden yaklaşık 500 yıl daha eski olduğunu ortaya koyduklarını, keşfedilen silindirlerin üzerindeki yazıların mezardan çıkarılan nesnelerin nereden geldiğine ve kime ait olduğuna ilişkin bilgileri aydınlatacak nitelikte olduğunu belirtti. 

Ekip bu keşfin, alfabenin M.Ö. 1900'den sonra Mısır ve çevresinde icat edildiğine yönelik inanışları değiştireceğini belirtti.

Erken Tunç Çağı'na dayanan mezarlarda, altın ve gümüş takılar, pişirme kapları, mızrak ucu, çömlek ve iskeletler de bulundu.

2 Haziran 2024 Pazar

''İMGESEL'' SERGİSİ KAPILARINI AÇTI

 ''İMGESEL'' GÖRSEL SANATLAR SERGİSİ SANATSEVERLER İLE BULUŞTU

Fine Art Sanat Birliği tarafından düzenlenen ''İMGESEL'' sergisi 01 Haziran tarihinde görkemli bir açılış ile sanatseverlerle buluştu.


Küratörlüğünü Fine Art Sanat Birliği'nin kurucusu Yapımcı-Yönetmen ve Ressam Funda Tümer'in gerçekleştirdiği sergide; Banu Davun, Demet Çavuşgil,  Ersoy Yılmaz, Funda Tümer, Gülnur Günakan, Hatice Dinç, Nuran Özşen, Nurgül Baş Kılıç, Seray Akın, Tacettin Hazar, Yıldız Gönen ve Yasemin Bider'den oluşan 12 kişilik dev bir sanatçı kadrosu yer almakta.

Funda Tümer'in 33. sanat projesi olan ''İmgesel'' sergisinin ''Onur Sanatçısı'' ünvanını ise Ressam Yasemin Bider taşımakta.


7 aylık çalışma sürecinde tamamlanan sergide, resim, seramik ve tekstil tasarım kategorilerinde  45 eserden oluşan özel bir koleksiyon sergilenmekte. Serginin baş yapıtı ise Yasemin Bider imzası taşıyan ''Denizin Kadınları'' tablosu.



Serginin açılışını Funda Tümer ve uluslararası sinema sektörünün önemli yapımcılarından Imanuel Moradiyan birlikte gerçekleştirdi. 



Sanatçılara teşekkür belgeleri Imanuel Moradiyan tarafından takdim edildi.





Başta sanat camiası olmak üzere, iş dünyası ve medyadan birçok konuğun katılımı ile gerçekleşen açılışta eserler ve sanatçılar büyük ilgi gördü.

Ankara'nın köklü galerilerinden biri olan Cengiz Saçak'ın kurucusu olduğu Akdora Art Gallery ev sahipliğinde gerçekleşen sergi 12 Haziran tarihine kadar izlenebilecek. 

26 Mayıs 2024 Pazar

''İMGESEL'' SERGİSİ İZLEYİCİ İLE BULUŞMAYA HAZIRLANIYOR

''İMGESEL'' KONSEPT PROJE SERGİSİ SANATSEVERLER İLE BULUŞUYOR


Fine Art Sanat Birliği tarafından düzenlenen ''İMGESEL'' adını taşıyan sergi 7 ay süren hazırlık sonrası 01 Haziran 2024 tarihinde görkemli bir açılışla izleyici ile buluşacak.

Küratörlüğünü Funda Tümer'in üstlendiği sergide; Banu Davun, Demet Çavuşgil, Ersoy Yılmaz, Funda Tümer, Gülnur Günakan, Hatice Dinç, Nuran Özşen, Nurgül Baş Kılıç, Seray Akın, Tacettin Hazar, Yıldız Gönen ve Yasemin Bider'den oluşan 12 kişilik dev bir sanatçı ekibi yer alacak.

Funda Tümer'in 33. sanat projesi olan ''İmgesel Görsel Sanatlar Sergisi''nin Onur Sanatçısı ünvanını ise ''Ressam Yasemin Bider'' taşımakta.

7 aylık hazırlık sürecinde tamamlanan sergide; resim, seramik ve tekstil tasarım kategorilerinde her sanatçının 35*35 cm. ölçülerinde hazırladığı ve toplam 42 eserden oluşan özel bir koleksiyon sergilenecek.

Ankara'nın köklü galerilerinden biri olan Cengiz Saçak'ın kurucusu olduğu Akdora Art Gallery ev sahipliğinde gerçekleşecek olan sergi 12 Haziran 2024 tarihine kadar izlenebilecek. 


29 Ocak 2024 Pazartesi

SANAT DÜNYASININ 2 DEV İSMİ ''YAN YANA'' SERGİSİNDE BULUŞTU

 60 YILLIK DOSTLUK AYNI SERGİDE BİR ARADA


Mimar&Müzisyen&Ressam Erol Evgin ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Üniversitesi) eğitim yıllarından hocası ressam Devrim Erbil ''Yan Yana'' isimli resim sergisinde bir araya geldi.


Yıllardır devam eden dostluklarını, Ankara Galeri Soyut'ta açtıkları resim sergisi ile taçlandıran sanat dünyasının 2 dev ismi sanatseverlere eşsiz bir görsel zenginlik sundu. Ankara'lı sanatseverlerin ilgi gösterdiği sergide eserler büyük övgü topladı.


Açılış öncesi basın mensuplarının sorularını cevaplayan Evgin ve Erbil, samimi ve içten cevapları ile bir kez daha gönüllere dokundular. 

YAŞAYAN BİR EFSANE

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü sahibi ressam Devrim Erbil, resim eğitiminde hoca öğrenci ilişkisinin önemine işaret ederek, ''Biz hayatı paylaştık, bizim için sanat dostları diyelim. Bugün bu sergide buluştuk, ileri de bir resmi birlikte yapabiliriz'' dedi. Erol Evgin ise hocası ve dostu için ''Yaşayan bir efsane'' ifadesini kullandı.

Sanat dalları arasındaki paralelliğe dikkat çeken Evgin, müzikle yolunu, mimarlıktan müziğe düşünsel çizgiler çekerek bulduğunu belirtti. 

Mimar olmasının resimlerinde de büyük etkisi olduğunu vurgulayan Evgin, Napolyon'un dünyanın merkezi saydığı, 3 imparatorluğa başkentlik yapmış ve birçok tarihi esere sahip olan İstanbul'un kendisini her zaman çok etkilediğini ve resmetmekten büyük bir heyecan duyduğunu vurguladı. Resimlerinde ekspresyonist bir tavır sergilediğini ve bu tarzın zaman içerisinde kendiliğinden oluştuğunu belirtti.

HOCAMA ŞARKI SÖYLETMEK İSTİYORUM

Erbil, bütün sanat dallarının ortak bir yanı olduğunu ve insana erişebilmesi gerektiğini belirterek ''Benim Erol'un müziğinde hissettiğim budur. İnsanın hiç fark etmeden kalbine giriyor'' dedi.

Erol Evgin'de ''Bir konserimde sahneye çağırıp, hocama şarkı söyletmek istiyorum'' diyerek ''Önde zeytin ağaçları arkasında yar'' sözleri ile basın söyleşisini tamamladı.

Küratörlüğünü sanat yazarı İbrahim Karaoğlu'nun yaptığı ve sanat dünyasının 2 dev ismini buluşturduğu ''Yan Yana'' isimli resim sergisi 16 Mart 2024 tarihine kadar ev sahipliğini üstlenen Galeri Soyut'ta izlenebilecek.

Haber: Funda Tümer