FINE ART SANAT BİRLİĞİ & Fine Art Sanat Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FINE ART SANAT BİRLİĞİ & Fine Art Sanat Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2018 Perşembe

Sergi, Fine Art Sanat Birliği '' Mega Proje'' kapsamında hazırlanmış olup, Başkan Funda Tümer Küratörlüğü ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi Actor Studio Sanat Galerisi ev sahipliğinde açılıyor

FINE ART SANAT BİRLİĞİ
"FIRÇALARDA YOLCULUK"
RESİM SERGİSİ
Sergi, Fine Art Sanat Birliği ''Mega Proje'' kapsamında hazırlanmış olup, Başkan Funda Tümer Küratörlüğü ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi Actor Studio Sanat Galerisi ev sahipliğinde, 23 Şubat 2018 tarihinde sanatseverler ile buluşmaya hazırlanıyor.

Resim Sanatı'na dair birçok farklı tarz ve teknikte eserin yer aldığı sergi de Genç ve Orta Kuşak 24 değerli sanatçı yer almakta.


SANATÇILAR
























4 Ocak 2018 Perşembe

REALİST RESSAM & MEHMET CİRİL

REALİST RESSAM 
MEHMET CİRİL

Genç Kuşak sanatçılar arasında önemli bir yer edinen Mehmet CİRİL eserlerinde, Realizm ve Hiperrealizm'i görmek mümkün.

Sanatçı çalışmalarında bir fotoğraf yada modele bağlı kalmadan, hayalindeki gerçekliği yansıtmada oldukça başarılı. Uzun yıllar kara kalem üzerine çalışmalar yapan sanatçı, son yıllarda yağlıboya üzerine yoğunlaşmış çalışmaları ile de oldukça dikkat çekmekte.

Eserlerinde, insan figürlerinde neredeyse kusursuz bir ifade ile karşılaşıyorsunuz. Figürlerdeki güçlü bakışlar izleyiciyi adeta resmin içine çekiyor.

Sanatçının özellikle yağlıboya tablolarında, gerek figürlerin duruş ve ifadelerinde, gerek mekan tasvirinde, gerekse renklerin ahenk ile tuval üzerindeki bütünleşmelerinde,kendiliğinden ortaya çıkan Rönesans dönemi ressamlarının tadını yakalamak mümkün.

Ciril'in her fırça darbesinde, içsel dünyasındaki kurgularının, gerçekler ile bütünleşerek tuvale yansımasını görüyoruz. Eserlerinde sınır tanımayan bir hayalgücü, bazen güçlü bir mekan tasviri içinde, bazen sade bir fonda, yine bir o kadar güçlü duruş ve ifadeye sahip figürler ile izleyiciye aktarılıyor.

Sanatçı için resmin nasıl göründüğü kadar, içsel dünyasını nasıl aktardığı da önem taşıyor. Bu sayede izleyiciye sadece realist resimler değil, aynı zamanda içsel dünyasını da sunuyor.


14 Aralık 2017 Perşembe

SANATÇILAR GRAZİA' da BULUŞTU

SANATÇILAR GRAZİA' da BULUŞTU
''Sanat Her Yerde Olmalı'' misyonları ile Grazia İtalyan Lezzetleri Sanat Etkinlikleri kapsamında, Fine Art Sanat Birliği öncülüğünde ve Başkan Funda Tümer küratörlüğünde hazırlanan Resim Sergisi sanatseverler ile buluştu.

Sergide 8 Ressam ( Emre Şen, Funda Tümer, Gülfem Üstündağ, Kübra Bulduklu, Müberra Bülbül, Müjgan Çevik Çorbacı, Nurgül Baş Kılıç, Saliha Demiryürek ) 1 Seramik Sanatçısı   ( Ersoy Yılmaz ) olmak üzere toplam 9 değerli sanatçının 3'ü Uluslararası Ödüle sahip 17 eseri sergilenmekte.

Eserler izleyiciler tarafından büyük beğeni alarak yoğun bir ilgi gördü.

Açılışa başta iş ve sanat dünyasından olmak üzere birçok önemli isim katıldı.

Sergi 16 Aralık 2017 tarihine kadar Grazia İtalyan Lezzetleri Ankara'da izlenebilecek. 

24 Ekim 2017 Salı

"DİJİTAL SANAT" - Küratör & Ressam, Funda TÜMER

DİJİTAL SANAT 
Funda TÜMER
Son yıllarda sanat dünyasında hızla yükselişe geçen Dijital Sanat ve sanatçıları, maalesef ki bu konuda yetersiz bilgiye sahip kişiler tarafından bilgisizce ve haksızca eleştiriliyor. Oysa ki teknoloji hayatımızın her alanına girmişken, yaratıcılığı daha da arttıran dijital sanat neden eleştirilir anlamış degilim. Bu sanatı icra eden kişiler daha az yetenekli değillerdir. Tam tersi yaratıcılıklarının daha güçlü olduğu ortadadır. Yapılan çalışma bilgisayar ile yapılıyor olsada, tasarımı düşünen, çizen, ışık-gölgeyi, dokuyu,  figürleri vs. çizen ve tasarlayan sanatçıdır. Bu sanat dalı ne tembel işidir, nede yeteneksizlik işidir. Bu teknik, sanatın gelişen teknoloji ile bir kolu olmuşdur. Baskı teknikleri içerisinde bir yer almışdır. Nasıl ki serigrafi, gravür gibi bir çok baskı tekniği resim sanatı içerisinde önemli bir yere sahiptir ve bu teknikler ile çok önemli isimler eserler üretmiştir, dijital sanatında gittikçe önemselleşen bir yeri bulunmaktadır.
Digital sanata eleştiri getirmeden önce, dünyadaki önemli temsilcilere ve ürettikleri eserlere bakmak gerek. Refik Anadol, dünyanın ilk görsel data heykeli olan 15x30 metre büyüklüğündeki Virtual Depictions adlı heykelini ABD'nin San Francisco şehrinde sergilemiştir. Güvenç Özel, Nasa için Mars Kolonisini tasarlamış başarılı bir mimar ve sanatçıdır. Michael Tyka, Protein moleküllerinin büyülü dünyasını metal ve camdan heykellerle bir sanata dönüştürmüştür. Theodore Spyropoulos, Emotive City adlı eseri ile tüm dünyanın ilgisini çekmeyi başarmıştır. İtalyan illustratör Giulio Rossi, geleneksel tekniklerle başladığı çalışmalarını dijital ortama taşırken yaratıcılığı ve gerçeküstü sanatını da en üst seviyelere taşımıştır.
Bu sanat tekniğini ve sanatçılarını tembel,  yeteneksiz ve yaratıdan yoksun olarak değerlendirmek, bilgisizlikten kaynaklanmaktadır diye düşünüyorum. Zira cahilce yorum yapanlar ve eleştirenler sanmaktadır ki, var olan fotoğrafı basıp sonradan üstünü boyuyorlar ve buna dijital sanat diyorlar. Bunu yapan kişilerde elbet vardır. Nasıl ki fotoğrafa bakarak resim yapanlar yada yapılmış bir resimi kopya yapanlar varsa. Ama biz böyle kişilere zaten sanatçı, ortaya çıkanada eser  demiyoruz. Buradaki çizgiyi çok iyi görmek gerek. Baskı sanatlarını eleştirmek demek, baskı sanatında önemli eserlere imza atmış baskı atölyeleri kurmuş Süleyman Saim Tekcan gibi birçok usta isimlerede haksızlık yapmak demektir.
Sanat sadece resim, resim sanatıda sadece tuval, fırça ve yağlıboyadan ibaret değildir.
Sanat tarihine damgasını vuran Fransız sanatçı Marcel Duchamp, hemen her yerde, hemen her şeyle sanat yapılabileceğini iddia etmiş ve bir dükkandan aldığı pisuarı sergileyerek, sanat konusundaki tartışmaları alevlendirmiştir.
Farklı teknik ve tarzlarda çalışan, teknolojiyi kullanan sanatçılarda tembel, yeteneksiz yada daha az yetenekli değil, tam tersine gelişime ayak uyduran, yeniliklere açık ve yenilikleri deneyen kişilerdir ve bu kişiler yaratıda sınır olmadığının önemli göstergesidir. 

11 Kasım 2016 Cuma

RESSAM CEREN DEMİRBAŞ İLE SÖYLEŞİ

RESSAM CEREN DEMİRBAŞ

S Ö Y L E Ş İ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Ceren Demirbaş ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Babamın mesleği dolayısıyla hayatım, Ankara ve yurtdışı arasında gidip gelmekle geçti. İlkokulu Senegal’de, ortaokulu Strazburg (Fransa)da okudum. Lise için tekrar Ankara, Charles de Gaulle’e döndüm. Üniversite eğitimim için Paris‘e gittim. Orada, Psikoloji eğitimim sırasında edindiğim, bilinçaltının her insana özgü kişisel bir hikayesi olduğu fikri, bende, onları renklerle resime aktarma arzusu uyandırdı. Bu fikirden yola çıkarak, «geçmişin gibisin, hayal gücün kadarsın» şeklinde ifade ettiğim bakış açımı resimlerime yansıtmaktayım.

Eserlerinizde alisilmis tarzlardan çok farkli bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Tarzımın temelini oluşturan unsurlar,  kuralsız, cüretkâr oluşum ve tamamen sezgisel çalışmam. Kendimi kısıtlamayı sevmiyorum ve cesaretimi sınırlayacak  bir kalıba girmek istemiyorum. Farklı tarz ve teknikler denemeyi seviyorum.  Çalışırken bir anda yeni bir teknik ya da yeni bir tarz denerken bulabiliyorum kendimi. Ben aslında gördüğümü değil,  kafamda yarattığım görüntüyü resmediyorum.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Genel olarak bilinçaltına yönelik, psikolojik konulara yoğunlaştım. Parapsikoloji ve metafizik konular dışında, mitoloji de resimlerime konu olabiliyor. Bunun dışında, kadına şiddet temalı ve güncel toplumsal konuları da kendi bakış açımla sunduğum resimler de yapıyorum.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Maalesef, genç kuşak sanatçılara yeterli önem verildiğini düşünmüyorum. Bunun için çaba sarf eden kişi ve kurumlar elbette var ama yeterli olduğu kanısında değilim. Genç – Usta sanatçı diye karşılaştırmamak gerekir bence. Usta sanatçıların katacakları tecrübeli görüş, genç sanatçıların ortaya koyacakları taze bakışla bir noktada buluşacaktır. Her ikisinin de değeri « aynı » ve « ayrı » olmalıdır.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Türkiye sanat alanında birçok ülkeye göre zayıf kalıyor maalesef.  Türkiye’de ne sanata ne de sanatçıya yeterince değer verilmiyor.  Müzelerimiz ve sanat etkinliklerimiz çok az ve sanat bizim ülkemizde hak ettiği değere henüz ulaşmış değil. Buna rağmen, son on yılda Türkiye’deki resim izleyicisinin, özellikle Türk ressamlara ilgisinin arttığını görmek mutluluk verici. Bunda, resim ve sanatseverlerin sanatçı ile buluşmasını kolaylaştıran galeri ve müzayede salonlarının çoğalmasının büyük payı olduğunu düşünüyorum.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Şu anda Atina’da yaşıyorum. Bir süredir üzerinde çalıştığım yeni fikirler ve yeni bir tarz var. Bu eserlerimle en kısa zamanda sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyorum.

Eserlerinize sergiler dışında ulaşabileceğimiz bir platform varmı

İzleyiciler, eserlerimi  http://www.cerendemirbas.sitew.org adresinden takip edebilirler.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz


3 Kasım 2016 Perşembe

RESSAM HÜSEYİN ÖZNÜLÜER İLE SÖYLEŞİ

RESSAM HÜSEYİN ÖZNÜLÜER
 
SÖYLEŞİ 

Önemli Sanatçılarımızdan Ressam Hüseyin Öznülüer ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- 2013 yılına kadar özel atölyemde 2013 ten sonra ise Erzincan Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi olarak hem öğrenci yetiştirmeye hem de  kendime ait resimler yapmaya çalıştım. Bu süreçte öğretirken öğrenmenin güzelliğini anladım. 2005 yılında Erzurum'da bir ilk olan Eylül Güzel Sanatlar Derneği'ni kurarak bölgemizde sanatın gelişmesi için Ulusal ve Uluslararası birçok sanat projesi gerçekleştirdim. Sanat benim için hiçbir zaman bıkmadığım ekmek gibi su gibi yaşamın ta kendisidir. Sevdiğiniz işi yaparsanız bir gün bile çalışmazsınız diyen bilge, muhtemelen bizler gibi çalışmayı büyük mutluluk olarak algılayanlar için söylemiştir.

Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Sanatın en büyük güzelliği, sanatçının kendi karakteriyle hareket etmesi ve bir formüle bağlı kalmamasıdır. Yapmaya çalıştığım eserlerde de hiçbir zaman tek bir kalıba bağlı kalmadım. Bir sonunun olmadığını bile bile sürekli bir arayış içerisindeyim. İster tuval içinde, isterse dışında farklı materyaller denemek olmazsa olmazımdır.

Özellikle işlediğiniz bir konu varmı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyormu

- Tarihimiz her zaman beni etkilemiştir. Bunun için uzunca bir dönem sadece Türk Mitolojisi konulu eserler üretmeye çalıştım. Halen daha kopmuş da değilim. Yaptığım bir kaç eserden birisi mutlaka beni Prototürk’lere götürür .Şimdi ise tablolarımda estetik olarak vazgeçemediğim Kadın ve At figürleri resmetmekteyim.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyormu ve Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

- Ülkemizde genç yeteneklere yeterince sahip çıkılmadığını düşünüyorum ama bunun nedenini ne eski ustalara ne de sadece ustaların eserlerini sergileyen galerilere bağlamıyorum. Evet buda bir sebeptir ama asıl neden bence; Türkiye’de sanata verilen değerdir. Bu şartlarda dahi genç sanatçılar büyük çabalar sonucu ön plana çıkabilirken bir de ülkemizde sanata verilen değerin tatmin edici olduğunu düşünürsek ne ustalara ne de galerilere sahip çıkılma hususunda gerek kalmazdı. Atölyeler artar, yeni galeriler açılır, her sanatçı tatmin olur ve daha verimli çalışmalar yapabilirdi.

Sanatçı kişiliğinizin yanı sıra siz aynı zamanda bir eğitmensiniz. Sanat eğitimini ülkemizde yeterli buluyormusunuz.

- Eğitim sisteminde sanat doğru yere ve zamana konulursa daha doğru olacağını düşünüyorum. Evet, bugün üniversitelerimiz çoğaldığı gibi güzel sanatlar bölümleri bayağı artmaktadır. İlk bakışta sanat adına bunun çok güzel bir durum olduğu sanılabilir. Ama sanat eğitimine ana okulu’ndan liseye kadar önem verilmedikçe, hiçbir yeri kazanamayıp, güzel sanatlarda şansını deneyen öğrencilerin oranı her geçen gün daha da artacaktır.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

Bu söyleşiyi yaparken dahi acaba halen şövalemde devam ettiğim resmin şurasına bir şey ilave etsem nasıl olur diye düşünüyorum. Sürekli yeni fikirler çıkabiliyor.  Yer ve zamanın hiç önemi yok. Sanat adına Doğu Anadolu bölgesinde yapmak istediğim sanatsal projelerim var ve nasip olursa 2017 de uygulamaya başlayacağım.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz

18 Ekim 2016 Salı

HEYKELTRAŞ ŞENOL BORA İLE SÖYLEŞİ (ULUSAL HABER & FUNDA TÜMER)

HEYKELTRAŞ ŞENOL BORA
Heykeltraş Şenol Bora

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan başarılı Heykeltraş Şenol Bora ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatır mısınız

- Kendimden bahsetmenin tam mevsimi, kendimden bahsetmeyi sevemesem de.  En çok bu mevsimde üretmek istiyorum, en çok bu dönem yalnız kalmayı seviyorum belki de. Yürümeyi çok seviyorum, insanlar daha samimi sanki. Hayatımda tek vazgeçilmezim taşlar. Çakıl taşıyla mutlu olurum.  Her biri farklı şekilde çakıl taşları. Anlatacak çok şeyim var aslında ama burada bırakmak yeterli.

Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Ben yontu geleneğinin ham maddesi mermer olduğuna inanırım. Bundan dolayı taş çalışırım. Mermerde haliyle üslup oturtmak zor. Çünkü yıllarca her şey denendi ve biz kırıntıları kemiriyoruz doğrusu .Başta insan figürleri, sevgiyle sarılan kadın ve erkek figürleri denedim. Bu serimden çok keyif aldım. Belki bir seri daha denerim ilerde. Ardından şekil  itibariyle koç başı figürleri denedim. Türk kültüründe de yeri var. Bu seri çalışmalarım fazlası ile ses getirdi. Seri çalışmayı seviyorum.  Çünkü ürettikçe yeni fikirler birbirini kovalıyor. Yeni projelerimde biraz  taş dışına çıkarak farklı şeylerde denemek istiyorum.  Ama asla bana huzur veren taştan vazgeçemem. Yapı olarak sertte olsa o işleyişi sırasında ve eğer fikir de varsa kafanızda keyifle ilerliyor.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyormu

-  İnsan ruh hali sabit olmadığı ve değişkenlik gösterdiği için dönem dönem benimde çalışmalarımın konuları değişir. Ancak özellikle bir konu seçerim ve o konuda seri çalışmalar yaparım. Bugün bunu yarın şunu yapayım diye bir şey söz konusu olmaz. Türkiye de yaşıyoruz ve her gün yeni bir olay, bir dram, bir mesele oluyor. Dolayısı ile insanı etkiliyor.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Bana göre genç, yaşlı diye bir ayırım olmaz sanatta. Bir mucit 15 yaşında da bir icat yapabilir, 50 yaşında da . Sanattaki bu algı ve ayırımın ticari olduğunu düşünüyorum. Değil sanata ve sanatçıya, biz insana değer verilsin bir konumdayız maalesef. Genç sanatçılara da gelirsek yeteri önem ve imkan verildiğini düşünmüyorum. Hep tırnaklarımız ile kazımak zorundayız.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

- Türkiye de gerçek anlamda üreten kişi az sayıda. Diğerleri de boş hayran kitlesine hitab eden kişiler. Gerçek izleyici de bununla orantılı olarak az bir kitle. Ama bizim ülkemizde herkes sanatçı, herkes imam, herkes futbol yorumcusu.  Türkiye de sadece sanat diye direnen küçük bir kitle var. Bu kitle ister üreten, ister izleyici ister ne denirse artık

-  Türkiye de Heykel Sanatı sizce ne durumda

-  Heykel üreten çok az var. Dolayısıyla yine geçmişimizle övüneceğiz. İlhan Koman'lar Şadi Çalık'lar vs ve günümüz en iyi heykeltraşı benim de hocam, yıllarca asistanlığını yaptığım ve heykel anlamında beni en çok heyecanlandıran isim Mehmet Aksoy. Onun kadar üreten ve heykel sevgisi taşıyan kimsede göremedim.
Heykel Sempozyumları oluyor. Ama tam bir fiyasko bana göre. Bir ayda kaç kilo taş kırarsın gibi bir yarış şekli var sanki. Bende mümkün olduğunca takip ediyor ve katılmaya çalışıyorum. Projeler daha üstünde düşünülür ve mekansal algı ile hazırlanırsa daha başarılı olabiliriz.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

-  Plânlarım için taşa başlamadan bir şey söylemem ütopik biraz. Ama  siyasetin bu kadar içimize girdiği ve her gün trajik olayların yaşandığı bir dönemde konularımı biraz bu yönde seçmeyi düşünüyorum. Neler çıkar bende merak ediyorum.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz



4 Ekim 2016 Salı

SERGİLER ve AÇILIŞLAR - Funda TÜMER, Ressam & Küratör

SERGİLER ve AÇILIŞLAR
Funda TÜMER
Sanatçı ve Küratör için bir serginin açılışı çok önemli ve değerlidir.
En fazla 2-3 saat kadar süren açılış günü sanatçının eserlerini sunduğu gün olmaktan öte bir anlam taşır.
Sanatçının ziyarete gelen sanatseverler ile buluştuğu, birebir iletişim kurabildiği, olumlu olumsuz her tür eleştiriyi bizzat alabildiği ve cevap verebildiği ama en çok da değerli hissettiği gündür.
Yılların emeğinin yanı sıra eserlerinde yaşanmışlıkları, düşünceleri, duyguları, yorumu, bakış açısı gibi en derin birikimleri vardır. Eserlerinin satın alınması, değer bilecek bir sahibe ulaşmasının yanı sıra, sergileyerek geniş kitlelere ulaştırmak bir sanatçı için en büyük gururdur.
2-3 saatten ibaret sanılan serginin çok büyük ve emek verilmiş bir hazırlık aşaması vardır.
Sanatçının verdiği emeğin yanında, çalıştığı küratöründe ciddi bir emeği bulunmaktadır. Aylar öncesinden başlayan bir hazırlık vardır. Konsept çalışması, eserlerin seçimi ve sunumu, salondaki düzen, serginin ismi, metinlerinin yazımı, görsel materyallerin tasarımı, hatta basın duyurusunun ve haberlerinin nasıl yapılacağından tutunda işinin ehli gerçek bir küratör verilecek kokteyl menüsüne kadar akıla gelebilecek her detayı en ince ayrıntısına kadar düşünerek ve planlayarak hazırlar.
Açılış günü bütün bu emeklerden ötürü çok önemlidir. Kalabalık bir kitleyi ağırlamak kadar güzel bir duygu yoktur o an sanatçı ve küratör için. Emeklerinin karşılığını almanın gurur ve mutluluğu bütün yorgunluklarına değmişdir o anda.
Toplumda bir kazanımdır sanat ve sanatçı. 
Bu kazanımda bir köprüdür küratör, sanat kurumu ve galeri.
Bu nedenler ile bir sergi ve açılışı çok büyük önem taşımaktadır. Salonun hangi semtte nerede olduğunun önemi yoktur. Bu büyük emeği görmek ve paylaşmak isteyen için her yer ulaşılabilirdir. Paylaşmak için lütfen sergileri, sanatçıları ve her türlü sanat projelerini takip edelim. Unutmayalım ki güzellikler paylaşıldıkça büyür ve anlam kazanır.

22 Mart 2016 Salı

CEREN DEMİRBAŞ KİŞİSEL SERGİSİ ANAMNEZ KAPILARINI AÇIYOR

CEREN DEMİRBAŞ KİŞİSEL SERGİSİ ANAMNEZ KAPILARINI AÇIYOR

Duyum, algı gibi olgular ve bilinçaltının derinlikleri, 
çizgi ve renkler ile şifrelenen görsel hikayeler 
Sanatçı eserlerini ve sergisini ''Çocukluğumdan beri çizdim, boyadım. Ama resimle tam anlamıyla yakınlık kurmam, Psikoloji eğitimim sırasında gerçekleşti. 
Psikolojik testlerle kurgulanan gizemli bir dünya vardı orada. Duyum, algı gibi olgular ve bilinçaltının derinlikleri pek çok değişik hikâye anlatmaktaydı. 
Buradan yola çıkarak, çizgi ve renklerle şifrelediğim kendi görsel hikâyelerimi anlatmaya yöneldim. 
Hedefim, izleyicinin sadece seyretmekle kalmayıp kendi geçmişi ve hayal gücü ışığında, 
kendince yorumlayacağı resimler yapmaktı. Anamnez serisinde, farklı insan hikayelerindeki değişik ruh yansımalarına tanıklık etmenizi istedim. 
Anamnez resimleri, herbirimizin « HATIRA »larıyla bir yerlerde buluşmayı amaçlıyor.'' diyerek ifade ediyor.
Küratörlüğünü Fine Art Sanat Birliği Başkanı Ressam Funda Tümer'in üstlendiği sergi 25 Mart 2016 tarihinde Transparan Sanat Galerisi ev sahipliğinde sanatseverler ile buluşacak. Sergi 07 Nisan 2016 tarihine kadar izlenebilecek.

27 Ocak 2016 Çarşamba

HABER: "Kıvılcım Kalay’ın beklenen kitabı 'Kendinden Kaçan Kadın' bu ay sonu çıkıyor."

Hayatı bir tarafı duygusal, diğer tarafı mizahi yazılarla iki kapaklı bir kitaba sığdıran Kıvılcım Kalay’ın beklenen kitabı “Kendinden Kaçan Kadın” bu ay sonu nihayet çıkıyor.
Kendinden kaçması olası mıdır bir insanın? Değildir. Kendinden değil, yüreğindeki sevgiden kaçıyor aslında…
Şöyle döküyor içini;
“ Nereye gidilirse unutulurdu sevdiğin? Bangkok’ta, gülümseyen insanlar ülkesinde bir şansın olur muydu? Kenya’da açlık kokan sokaklar yaraya merhem olur muydu? Yeni Zelanda’daki kuzularla teselli bulmak, New Orleans’da cazı hissederek tedavi olmak mümkün olur muydu?
Mevlana’nın dergâhı Konya, deniz kokulu Amasra, gül kokulu Isparta bu derin yaraya şifa olur muydu?
Olmuyordu.” Diyor…
***
Mizahi kısımda;
Nelerden vazgeçeriz tutsak olmak denen aşk adına…
O göğüs çatalı görünecek diye kaç elbiseyi feda edip, kaç iyi arkadaşa veda edip,hayatımızı heba edip paspas olmuşluğumuz vardır.
Telefon kayıtlarını tek tek aradım. Fikri Fikriye çıktı. Asım meğer Aslıymış. Keriman Kerem olmuş. Nazım ise Nazlıymış. “ diye dizini döven kadınlarımız,
“Külahıma anlat, biri çocukluk arkadaşın, öbürü cümle alem kardaşın, diğeri üvey amcanın beş göbekten oğluymuş.”
diye söven adamlarımız;
Sizlerin yüzünden ömür törpüsüyle geçti dünümüz…
E artık ikinci baharda, özgürlüğümüz… cümleleriyle gülümsetiyor.
Kitabı okuduğunuzda “Yalnız değilmişim” duygusunu kimi zaman gözleriniz dolarak, kimi zaman gülümseyerek içinize çekeceksiniz.
Keyifli okumalar…

14 Ocak 2016 Perşembe

GALERİ FINE ART MUHTEŞEM BİR SERGİ İLE KAPILARINI AÇTI

GALERİ FINE ART MUHTEŞEM BİR SERGİ İLE KAPILARINI AÇTI
Galeri Fine Art muhteşem bir sergi ile kapılarını açtı. Sergi SONSUZLUK ismini taşıyor. Serginin konsepti Yapımcı-Yönetmen Mecit Dölek, Küratör & Ressam Funda Tümer ve Ressam Mehmet Atlı tarafından hazırlandı.
Sergide Yurdun birçok şehrinden katılımcı 22 sanatçı yer almakta.
Sergide Sanatçılar Abdülkadir Yıldırım, Ahmet Serhat Bingül, Erdal Bölükbaşı, Fatma Nazan Özsaka, Hülya Ilgaz, İlhan Somuncuoğlu, Mahire Erk, Necla Tosmur, Nurgül Baş Kılıç, Süheyla Üstek, Sibel Tetik, Yasemin Arslan, Zehra Nur Saraç yağlıboya eserler, Sema Erdoğan portre eserler, Arzu Emel Altınkılıç seramik eserler, Türkcan Berkok gravür, Özlem Akdağ ve Seray Varol Çakar karakalem eserler, Esen Yüksel Rölyef, Funda Tümer serigrafi üzeri akrilik, Neşe Gümüşcüoğlu suluboya ve Neşe Kalınbacak'dan kağıt rölyef eserleri görmek mümkün.
Galeri tarafından katılımcı sanatçılara Değerli Üstatlar Ressam Derya Saatçioğlu, Ressam Savaş Simitli ve Ressam Ferman Aydın eşliğinde katılım belgesi verildi.
Açılışa yoğun bir ilginin olduğu sergi 30.Ocak.2016 tarihine kadar izlenebilecek. Sergi eş zamanlı olarak international boyutta Ulusal Haber Ajansı tarafından online sergi olarak yayınlanacak.