Ulusal Haber & Ulusal Ajans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ulusal Haber & Ulusal Ajans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2017 Perşembe

SANATÇILAR GRAZİA' da BULUŞTU

SANATÇILAR GRAZİA' da BULUŞTU
''Sanat Her Yerde Olmalı'' misyonları ile Grazia İtalyan Lezzetleri Sanat Etkinlikleri kapsamında, Fine Art Sanat Birliği öncülüğünde ve Başkan Funda Tümer küratörlüğünde hazırlanan Resim Sergisi sanatseverler ile buluştu.

Sergide 8 Ressam ( Emre Şen, Funda Tümer, Gülfem Üstündağ, Kübra Bulduklu, Müberra Bülbül, Müjgan Çevik Çorbacı, Nurgül Baş Kılıç, Saliha Demiryürek ) 1 Seramik Sanatçısı   ( Ersoy Yılmaz ) olmak üzere toplam 9 değerli sanatçının 3'ü Uluslararası Ödüle sahip 17 eseri sergilenmekte.

Eserler izleyiciler tarafından büyük beğeni alarak yoğun bir ilgi gördü.

Açılışa başta iş ve sanat dünyasından olmak üzere birçok önemli isim katıldı.

Sergi 16 Aralık 2017 tarihine kadar Grazia İtalyan Lezzetleri Ankara'da izlenebilecek. 

2 Haziran 2017 Cuma

"ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞ" Ressam Funda TÜMER, ULUSAL HABER & KÜLTÜR-SANAT SAYFALARI

ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞ
Ressam Funda TÜMER
ULUSAL HABER & KÜLTÜR-SANAT SAYFALARI
Yetkili ve Sorumlu Yönetmeni 
Bir sanat kurumu başkanı ve küratör olmanın yanı sıra aynı zamanda bir sanatçı olarak son yıllarda karşılaştığımız bir düşünce tarzı karşısında artık bir şeyler yazmak gerektiğine karar verdim. İşimizin her aşamasında bulunan ve yine her aşamasına hakim olan biri olarak, herkes için iyi ve doğru şeyler yapmaya ve bunu yaparken de herkesin hakkını korumaya çalışan biri olarak yazacağım.
"Prensip olarak paralı sergilere ve projelere katılmıyorum" 
Sözüm "Prensip olarak paralı sergilere ve projelere katılmıyorum" diyen kişiler için. Düşüncenize saygı duyuyorum. Elbette tercih sizin. Ancak bu düşüncenize katılmıyorum. 
Çünkü düşünemedikleriniz ya da bilip işinize gelmeyenler var. 
Bu yazımda amacım sizlere bunu göstermek. Sonucunda karar elbette ki yine sizindir. Ülkemizde ne galeriler ne sanat kurumları nede sanatçılar devlet tarafından yeterli maddi manevi desteği alamamaktadır. Bizler daima kendi çabalarımız ile bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu çabalar içerisinde de sanatçıların kendini gösterebileceği en önemli platformlar sergiler ve sanat projeleridir. Bunları organize eden kişilerde galeriler, sanat kurumları ve küratörlerdir. Bu kişilerinde çoğunun tek gelir kapısı kazancı yaptıkları bu işlerdendir. Bu onların işidir.  Yani size bir ortam hazırlamakta ve hizmet sunmaktadırlar. Kimin başarılı olduğu, kimin sanat adına gerçekten emek verdiği, kimin sırf ticari amaçla yaptığı bu yazımın içeriği olmamakla beraber sonuçta ortada iyi yada kötü başarılı yada başarısız bir emek söz konusudur. Bir iş söz konusudur.
Hangi projeye dahil olacağınız kiminle çalışacağınızda sizin yani sanatçının tercihidir.
Hangi projeye dahil olacağınız kiminle çalışacağınızda sizin yani sanatçının tercihidir.
Bu organizasyonların emeğinin yanı sıra yani sizin için bu organizasyonu hazırlayan kişi yada kişilerin emeği dışında birde maddi tarafı vardır. Salon kirası, kokteyl harcamaları, afiş ve davetiye baskı masrafı, plaket yada belgelerin masrafı ve projenin içeriğine göre bu masraflar daha da artabilir. Şimdi bu organizasyonu hazırlayan kişilerin işlerinin hatta çoğunun tek işinin ve tek gelir kaynaklarının bu olduğunu düşünürsek ( galeri, kurum, küratör ) elbette sizlerden bir bedel talep edeceklerdir. Çünkü size bir imkan sağladıkları gibi aynı zamanda bir hizmet bir emek vermektedirler. Bu onların mesleği, işidir. Bunu yaparken de ücreti yada talep edecekleri şartları neye göre ve nasıl belirledikleri biraz ortam şartlarına biraz da kendi inisiyatiflerine bağlıdır. Birazda proje giderleri hesaplanarak belirlenmektedir. Ücret size yani sanatçıya uygunda gelebilir fazlada gelebilir. Katılabilir yada ret eder. Sonuçta kimse sizi hiç bir şeye zorlamamaktadır. Sözün özü bakkaldan bedava sakız bile alamazken, doktorda bedava tedavi olamazken yani kısaca her hizmetin bir bedeli varken bu hizmeti bedava talep etmek de bu işi yapan kişilerin emeğine, işlerine haksızlık ve saygısızlıktır diye düşünmekteyim. Sizin için proje yapılsın tüm masrafları karşılansın gibi bir lüks ancak proje bir şekilde devletten destek yada özel sponsorluk alması durumunda olabilecek bir durumdur. Aksi halde birileri sizin için cebinden para harcasın, her şeyi yapsın tabir yerinde ise "Armut piş ağzıma düş" gibi bir istek içerisinde olmanız demektir.
Belki şimdi egonuzu bir kenara koyar ve prensibinizi tekrar düşünürsünüz...

21 Kasım 2016 Pazartesi

RESSAM FUNDA TÜMER İLE SÖYLEŞİ

RESSAM FUNDA TÜMER

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Başarılı Ressam & Küratör Funda Tümer ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Herkes dünyaya bir amaç için gelirmiş. Ben okumak yazmak ve üretmek için geldiğimi düşünüyorum. Hayata dair hissettiğim, düşündüğüm ve yaşadığım her duyguyu sanat ile yansıtmayı ve var etmeyi seviyorum.

Eserleriniz alışılmış tarzların çok dışında. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Seramik, resim, ve grafik tasarımın hepsine hakim biriyim. Bu dalların hepsinde oldukça iyi bir eğitime sahibim. Alışılmış şeyler dışında farklı şeyler denemeyi seviyorum. Birçok tekniği harmanladığımda kendimi daha iyi ifade ettiğimi hissediyorum. Baskı tekniklerini çok seviyorum. Sanılanın aksine de çok zor bir tekniktir. Sanırım ben zor olan şeyleri daha çok seviyorum. Serigrafi ile fırçamı tuvalimde buluşturuyorum. Arada farklı baskı ve teknikler denediğimde oluyor. Ama işlerimin hepsinde ana figürlerimde fırçamı konuşturuyorum.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Vazgeçilmezim var atlar. Estetik, asalet ve tarihteki insanla birlikteliği açısından atlar vazgeçilmezim. Hayata dair tüm duyguları onlarla yansıtıyorum. Bazı çalışmalarımda kadın figürleri ile buluşturduğumda oluyor.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Bu sorudan önce şunu sormak sanırım daha doğru olur. Sanata ve sanatçıya önem veriliyor mu ? Hak ettikleri değeri alabiliyorlar mı ? Cevap basit kocaman bir hayır.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

- Geçmişten günümüze bu topraklarda tüm sanat dallarında çok önemli sanatçılar yetişmiş ve yetişmeye de devam etmektedir. Hayatını sanata adamış, üretmeye adamış çok ciddi işler yapan ve miras bırakmış kişiler vardır. Aslında ben düşünülen ve söylenenin aksine ülkemi sanatçı anlamında yüksek bir seviyede buluyorum. Ancak temelden gelen eğitim ve bilinç seviyesindeki sorun nedeni ile başta sanat ortamı ve dolayısı ile de gerçek sanatçılarımız hiç bir dönem hak ettikleri yerlerde olamadılar. Hiçbir zaman yeterli ve yükselten bir destek olmamıştır. Sanatçılar çoğu zaman yokluk içersinde kendi imkanları ile çabalamışlar ve bu çabaya devam etmektedirler.
Gelelim izleyiciye, bir klip çekip bir tek parça ile ortalarda gezen popçuların, güzellik yarışmasından çıkıp, iki ay oyunculuk dersi alıp dizilerde boy gösterenlerin, evlilik programı sunanların sanatçı olarak değerlendirildiği bir toplumda, iki ay kursa gidip kendine ressam diyenlerin olduğunu da düşünürsek, resim yani bir tablonun sadece duvara asılan bir süs objesi olduğunu sananlar ve hatta heykellerin kırılıp kaldırıldığını da eklersek temeldeki sorunu sanırım daha iyi anlarız. Acı gerçek şudur ki bilinçli sanat izleyicisi bir avuç dolusunu geçmez.

Sanatçı kişiliğinizin yanında siz hem bir sanat kurumu sahibi hem de küratörsünüz. Bir çok sanatçı ile çalışıyor ve sanat projeleri üretiyorsunuz. Sizce galeriler ve sanat kurumları yeterli çabayı sarf ediyor mu

Edenler var. Gerçekten güzel şeyler yapanlar, yapmaya çalışanlar var. Ama bunlarında çok az olduğunu görüyoruz. Sözüm asla herkes için değil ama çoğunluk için. Birçok galeri var. Ancak çoğuna galeri demek çok zor. Düzenlediği sergideki eserlerin tekniği hakkında bilgi sahibi olmayan, çalıştığı sanatçıyı tanımayan, iki aylık kursiyere sergi açan galeriler mi ararsınız, ticari kaygı sebebi ile sadece isim yapmış kişilere yer veren galeriler mi ararsınız, daha iyisi gelir belki diye boş olduğu halde biz falanca yıla kadar doluyuz diyen galeriler mi ararsınız, soyguncu gibi fahiş fiyatlarla kira isteyen galeriler mi ararsınız, sadece kendine koleksiyon yapmak için sergi açarım size ama şu kadar eserinizi alırım diyen galeriler mi ararsınız. Bakın galeri nedir, galeri profesyonelce sergiler, sanat projeleri yapması gereken, çalıştığı sanatçıyı en iyi şekilde  tanıtması ve temsil etmesi gereken, alıcısı ve izleyicisi ile buluşturması gereken kurumdur. Bunu yaparken de sanat bilgisine ve hatta piar  bilgisine de sahip olması gereken yerdir. En basiti kaç galeride profesyonel küratör mevcuttur. Hoş şuan herkes küratör olmuş durumda ya buda ayrı bir konu. Salonu kendi hazırlayan sanatçı olmaz, olmamalıdır.
Gelelim birliklere yada derneklere. Hep birlikte olamamaktan şikayet ederler, hem de gelin taşın altına elimizi birlikte koyalım dendiğinde ortada olmazlar. Proje üretmezler. Çoğu aynı isimler ve aynı eserler ile o karma senin bu karma benim galeriden galeriye koşup dururlar. Üste bir şey koyma çabası içinde bulunan gerçek anlamda çaba sarf eden tek tük yerden ibarettir.
İşte biz bütün bu olması gerekenleri yapan çok az denecek kadar yer olduğu için bu işe adım attık. Biz bir galeri değiliz. Bir sanat birliği olarak yola çıkıp zaman içersinde kurumsal bir hizmet vermeye başladık. Ve biz mevcut duruma şikayet etmek yerine çoğu zaman imkanlarımızın sınırlarını zorlayarak, hatta imkan oluşturarak taşın altına elimizi soktuk.

Siz ve kurumunuzun ödülleri bulunmakta. Ancak bunların hepsi yurt dışından. Bu konuda ne düşünüyorsunuz ve ödül sizin için ne ifade ediyor.

Bu ödüllerin sadece yurtdışından olması benim yada bizim gururumuz ama ilgili kişilerin ayıbıdır. Bunu yetkili mercilere sormak gerek. Ödül kısmına gelirsek, elbette yaptığınız bir iş sonucu bir ödüle layık bulunmanız mutluluk ve gurur verici bir durumdur. Ama benim için çok da büyük bir şey ifade etmiyor. Çünkü emek verilen iş başarılıda olur. Başarının illaki ölçüsü de ödül değildir.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Sanat ile uğraşıyorsanız öğrenmenin asla sonu olmayan uçsuz bucaksız bir platformdasınızdır. Asla ben oldum diyemezsiniz. Dediğiniz anda siz aslında bitmişsinizdir. Çalışmaya, denemeye, öğrenmeye ve üretmeye devam. Benim amacım gerek eserlerimi üretirken, gerek yeni sanat projelerime başlarken her zaman bir sonrakinde bir öncekinin üstüne çıkmak ve aynı zamanda birilerine de yardımcı olabilmektir. Durmak yok yola devam.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz


17 Kasım 2016 Perşembe

RESSAM KÜBRA BULDUKLU İLE SÖYLEŞİ

RESSAM KÜBRA BULDUKLU
RESSAM KÜBRA BULDUKLU

SÖYLEŞİ 

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Kübra Bulduklu ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Hayatın bana verdiği misyon, önüme serdikleriyle yüzleşemese de ben kendimi her türlü zorluğa hazır, dimdik, bir elimde fırçamla düz bir yolda eğrisiyle doğrusuyla yürümekteyim. Konya Selçuk Üniversitesi'nde Resim Bölümü okudum. Okulumu bitirdikten sonra 'Kübra'nın Sanat Atölyesi' adı altında her şeye sıfırdan başlayarak  kendi iş yerimi açtım. Özel resim siparişi alarak işe başladım ve atölyemde her yaş grubundaki öğrencilerime de eğitim vermeye devam ettim. Çok yenilerde ise kendi memleketim olan Adana' ya iş yerimi  taşıdım ve Kozan Koleji'nde eğitmenliğe devam etmekteyim. Hayatta ki en büyük tutkum ise resim yapmak ve bu tutkuyu küçük büyük demeden  kişilere aşılamak ve şakaklarıma ak düşene kadar resim yapabilmek.

Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- İnsan ve evren varoluşundaki her şey benim tuvalime yansıyor. Gözlerimi kapatıp oluşturduğum kurgularımı bazen soyut, somut objeler kullanarak, bazen yaşadığım anlatılmaz, sözle tarifi olmayan  sadece renklerin dilini kullanarak hayat bulduruyorum. Anlıyor insan ellerine fırçayı alıp tuvalinin karşısına geçtiğinde.
Resim çalışmalarımda çok fazla çeşit malzeme ve teknik kullanmayı seviyorum. Yağlıboya ise vazgeçilmezim. Hep bir pastelimsi tadı vardır yağlıboya çalışmalarımda.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Üniversite zamanlarımda bir çok farklı illerde kendi çektiğim fotoğraflardan yola çıkarak figürlü ve figürsüz sahil, tekne vb. temalı çalışmalara imza attım. Fakat sonraları çok fazla  şey denedim. İçimdeki beni ortaya çıkarmak sandığımdan daha zor oldu ve insan yaşadığı her an  farklı duyguları yaşıyor. 20 yaşında hissettiklerim ile 25 yaşında iken hissettiklerim bir değil. Bazen sevinç, bazen gözyaşı, bazen  hayal kırıklıkları, bazen de bir başkaldırı. Her konuyu bir şekilde tuvalimle bütünleştirebiliyorum. İmge olarak zaman, tekne, kuş, bazen figür, bazen de deniz beni alıp başka bir dünyayı yaşamamı sağlayan izler bırakıyor hayatımda.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Gerçek anlamda yetenekli ,dinamik, her yıl ismini sayamayacağım fakültelerden mezun  çok fazla  insanımız var ama ülkemizde hiç kimse onlara ressam gözüyle bakmıyor ve birçoğu da aslında resim bile yapmıyor okul hayatı bittikten sonra. Sanat bence sanat için değil toplum için yapılmalı biz şu an ki düzende de sanatı kendimiz veya yakın sanat camiası çevremiz için yapıyoruz. Bu yüzden halkımız sanata aç ve bunun farkında ve bilincinde değil. Bu bilinci oluşturmak da aslında ağırlıkta devletimizin elinde. Şahsım adına Fine Art Sanat Birliği kurucusu Sayın Funda TÜMER hanıma sonsuz teşekkür ediyorum. Bizim gibi genç kuşaklara yol gösterip her konuda yardımcı olduğu yolumuzu aydınlattığı için.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Sanat 'GÜÇ' ün avuçlarında can çekişiyor bana göre. Bazen siyasi, bazen ticari. Türkiye 'de destek, ilgi, alaka, en önemlisi de eğitim eksiğimiz var. Üzülerek belirtmek istiyorum ki  ülkemizde cebinde parası olmayan sanatçı sanatını icra  edemiyor maalesef. Aşılması gereken çok fazla engel, çözülmesi gereken çok fazla problemimiz var. Fakat üzülerek söylüyorum ki bunları umursayan önem veren ne bir milletimiz ne de bir devletimiz var.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Kendi çalışmalarımın da bulunduğu özellikle genç yetenekleri ön plana çıkarma amaçlı bir galeri açmak ve gerçek bir eğitim veren sanat akademisi kurmak istiyorum. Belki bir dağ başında, dere kenarında, ahşap otantik bir yer. Özellikle en ücra köşeye açmak istiyorum ki insanlarımızın özellikle arayıp bulması için. En kısa zamanda Orijinal Promosyon toplu resim siparişi üzerine bir web sitesi kurmak istiyorum tüm Türkiye'ye satışını gerçekleştirebilmek için. Eğitim bana göre gönül işi bende bu işi seviyorum. Ömrüm yettikçe kendimi sürekli geliştirip hep bir adım belki beş adım ileriye taşıyacak hamleler de bulunarak kendime, ülkeme ve aileme hayırlı faydalı bir insan olmak istiyorum.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz

11 Kasım 2016 Cuma

RESSAM CEREN DEMİRBAŞ İLE SÖYLEŞİ

RESSAM CEREN DEMİRBAŞ

S Ö Y L E Ş İ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Ceren Demirbaş ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Babamın mesleği dolayısıyla hayatım, Ankara ve yurtdışı arasında gidip gelmekle geçti. İlkokulu Senegal’de, ortaokulu Strazburg (Fransa)da okudum. Lise için tekrar Ankara, Charles de Gaulle’e döndüm. Üniversite eğitimim için Paris‘e gittim. Orada, Psikoloji eğitimim sırasında edindiğim, bilinçaltının her insana özgü kişisel bir hikayesi olduğu fikri, bende, onları renklerle resime aktarma arzusu uyandırdı. Bu fikirden yola çıkarak, «geçmişin gibisin, hayal gücün kadarsın» şeklinde ifade ettiğim bakış açımı resimlerime yansıtmaktayım.

Eserlerinizde alisilmis tarzlardan çok farkli bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Tarzımın temelini oluşturan unsurlar,  kuralsız, cüretkâr oluşum ve tamamen sezgisel çalışmam. Kendimi kısıtlamayı sevmiyorum ve cesaretimi sınırlayacak  bir kalıba girmek istemiyorum. Farklı tarz ve teknikler denemeyi seviyorum.  Çalışırken bir anda yeni bir teknik ya da yeni bir tarz denerken bulabiliyorum kendimi. Ben aslında gördüğümü değil,  kafamda yarattığım görüntüyü resmediyorum.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Genel olarak bilinçaltına yönelik, psikolojik konulara yoğunlaştım. Parapsikoloji ve metafizik konular dışında, mitoloji de resimlerime konu olabiliyor. Bunun dışında, kadına şiddet temalı ve güncel toplumsal konuları da kendi bakış açımla sunduğum resimler de yapıyorum.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Maalesef, genç kuşak sanatçılara yeterli önem verildiğini düşünmüyorum. Bunun için çaba sarf eden kişi ve kurumlar elbette var ama yeterli olduğu kanısında değilim. Genç – Usta sanatçı diye karşılaştırmamak gerekir bence. Usta sanatçıların katacakları tecrübeli görüş, genç sanatçıların ortaya koyacakları taze bakışla bir noktada buluşacaktır. Her ikisinin de değeri « aynı » ve « ayrı » olmalıdır.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Türkiye sanat alanında birçok ülkeye göre zayıf kalıyor maalesef.  Türkiye’de ne sanata ne de sanatçıya yeterince değer verilmiyor.  Müzelerimiz ve sanat etkinliklerimiz çok az ve sanat bizim ülkemizde hak ettiği değere henüz ulaşmış değil. Buna rağmen, son on yılda Türkiye’deki resim izleyicisinin, özellikle Türk ressamlara ilgisinin arttığını görmek mutluluk verici. Bunda, resim ve sanatseverlerin sanatçı ile buluşmasını kolaylaştıran galeri ve müzayede salonlarının çoğalmasının büyük payı olduğunu düşünüyorum.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Şu anda Atina’da yaşıyorum. Bir süredir üzerinde çalıştığım yeni fikirler ve yeni bir tarz var. Bu eserlerimle en kısa zamanda sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyorum.

Eserlerinize sergiler dışında ulaşabileceğimiz bir platform varmı

İzleyiciler, eserlerimi  http://www.cerendemirbas.sitew.org adresinden takip edebilirler.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz


28 Ekim 2016 Cuma

RESSAM ÖZLEM AKDAĞ İLE SÖYLEŞİ

RESSAM ÖZLEM AKDAĞ

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Özlem Akdağ ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Hayatta insanların tercihleri, tavırları, duruşları vardır. Ya sıradanlığı seçersiniz  ya da farklılığı. Resim benim kendimi  fark edişim ve farklılığım. Resim yapmanın beni çağıran sesini duyduğumda, bu sese kayıtsız kalamazdım ve şimdi büyük bir aşkla resim yapıyorum.

Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Yaşadığımız anlar, doğadaki her obje, müzisyen, şair ya da bir ressam için ilham kaynağı olabilir. Bu anlar benim için bir hikayenin başlangıcıdır. Gözlemlerimle oluşturduğum hikayelerimi, imgeler yardımıyla somut figürler yanında bazı figürleri soyutlayarak ve en son renklerin dilini kullanarak tuvalime aktarıyorum. Resimlerimde yağlı boyayı tercih ediyorum.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Bir süredir kadın teması üzerine çalışmalar yapıyorum. Sanatın ya da sanatçının, toplumdan ve toplumsal olaylardan uzak kalamayacağını düşünüyorum. Bu bazen bir başkaldırı, bazen sevinç, bazen hüzün olarak kişinin sanatına yansıyacaktır. Benim, kadın konusunu seçme nedenimse yazık ki ülkemin kadınının hala ezilen kadın olmasıdır ve beni şu an en derin etkileyen konudur.
Tuvalimde, kadına dair her türlü duyguyu işlemeye çalışıyorum. İlerleyen zamanlarda ise belki bir kuş, belki rüzgar, belki mavi gökyüzü beni etkiler ve bu duyguların izleri tuvalime yansır. Bunu ilerleyen zaman gösterecek.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Yetenekli, sanata dinamizm katabilecek pek çok genç arkadaşımız var; bu çabaların devamlı üretime dönebilmesi için elbette desteğe ihtiyacı var. Galerilerin, koleksiyonerlerin, sanat izleyicisinin bu anlamda gençlere fırsat vermesi ve desteklemesi gerekir. Gereken desteğinse gençlerimize şu anda yeterince sağlanmadığını düşünüyorum.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Bana göre sanatımız belli bir kesimin elinde sıkışıp kalmış durumda. Birbirini destekleyen, sanat ortamının gelişmesini sağlayacak düşünce yetersiz. Doğal olarak izleyici de yetersiz.
Yazık ki, hala gelişmeye çalışan bir sanatımız var.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Her zaman öğrenmeye ve üretmeye devam edeceğim. Yeni malzeme ve teknikler konusunda araştırma ve uygulamalarımı sürekli kılarak, sanat severlere  sunma çabasında olacağım.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz...

21 Ekim 2016 Cuma

RESSAM ZAFER DİLEKÇİ İLE SÖYLEŞİ, ULUSAL HABER, KÜLTÜR & SANAT

RESSAM ZAFER DİLEKÇİ

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan başarılı Ressam Zafer Dilekçi ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Sanat ile tanışmam küçük yaşlarda oldu. En çok mimari yapılar ve karikatür ilgimi çekmişti. Kendimce farklı malzemeler ile denemeler yapmaya başlamıştım. Bu süreç tüm öğrenim hayatım boyunca ilerleyerek devam etti. Sonucunda da bu aşk beni resim okumaya kadar getirdi. Üniversite dönemimde beni en çok heyecanlandıran ve Sanata bakışıma anlam katan katıldığım sergiler ve yarışmalardır.
Yine aynı dönemde önemli karikatür dergilerinde yayınlanan karikatürlerim motivasyonumun hızla artmasına etken oldu. Şu an aynı zamanda bir eğitmen olarak maneviyat ve tecrübelerimi öğrencilerime aktarıyorum. Sanat sürekli üretmeyi, yenilenmeyi ve değişmeyi gerek görüyor. O yüzden sürekli olarak iç ve dış dünyamı sorguluyor, aradığım cevapları sanat yolu ile bulmaya ve vermeye çalışıyorum.

Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Geometrik soyutlama resimler yapıyorum. Kompozisyonlarımda insan ve hayvan figürlerini sıklıkla kullanıyorum. Bazı seri çalışmalarımda resimlerimi karikatürsel bir çizgi ile bütünleştiriyorum. Bunların yanı sıra iç ve dış mekânsal perspektif resimlerim de bulunmakta.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Özellikle işlediğim konular insan merkezli. Gözlemlediğim ve etkisinde kaldığım günlük yaşantılara kompozisyonlarımda sıkça yer vermekteyim.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Kesin bir dille belirtmek isterim ki  gereken önem maalesef verilmiyor. Özellikle galeriler isim yapmış kişilere ağırlık verirken istisna durumlar dışında genç ve isimsiz kişileri tercih etmiyorlar. Oysa ki bir galerinin görevlerinden biride gelecek vaad eden isimlere ağırlık vererek uygun platformlarda değerlendirerek önlerini açmaktır. Ama maalesef bunu yapan çok az kurum var. Bu sebeple de isim yapmış kişiler yanında şansları neredeyse yok gibi. Ticari düşünce ön planda tutulduğu takdirde, isim yapmış kişinin eser satışına garanti ile yaklaşım oldukça, gençlerin önü iyice daralmakta. İsim yapmakta size tanınan ve sunulan imkanlar ile olacağına göre birilerinin artık bunun daha çok farkına varması gerekli diye düşünmekteyim. Zira yaşını almış ve hatta üretimi dahi bitmiş kişilerin bir gün gelecek eserlerine de artık piyasa da ulaşılamayacak. O nedenle gençlerin ve üretimi hızla devam eden kişilerin üstüne daha çok düşmek gerekirken yine diyorum ki bu gerçeğin farkında olan maalesef çok az kurum bulunmakta.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz
-  Yeterli ve samimi bulmuyorum. Alaylılar, akademisyenler, eğitimciler ve izleyiciler. Felaket... Kendi içlerinde dahi bir ayırım varken ve bütünleşme, dayanışma, birlik olma söz konusu değilken doğal olarak bu durum izleyiciye de geçmekte. Başarının alkışlanamadığı hatta gereken önemin ve değerin verilmediği bir sanat ortamı bulunmakta. İmkanların ve olanakların durumu ise zaten malum ortada.

- Sanatçı kişiliğiniz yanı sıra siz aynı zamanda bir eğitmensiniz. Sanat eğitimi sizce ne durumda

-  Sanat bilinci ve önemi hak ettiği değere sahip olmadığı için, sanat eğitimi de maalesef yeterli durumda değil.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

Bir sanatçının sürekli farklı şeyler denemesi ve hatta malzeme konusunda asla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Tuvallerimde malzeme çeşitliliğine gitmek istiyorum. Hedefim kavramsal sanat.

Ulusal Haber – KÜLTÜR & SANAT, Teşekkür ederiz


11 Ekim 2016 Salı

HEYKELTRAŞ "MÜKREMİN ALTIKARDEŞ" İLE SÖYLEŞİ

HEYKELTRAŞ
MÜKREMİN ALTIKARDEŞ
SÖYLEŞİ
Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Heykeltraş Mükremin Altıkardeş ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi:
Biraz kendinizi anlatır mısınız
- Adana doğumluyum. Güzel Sanat Fakültesi Heykel Bölümü mezunuyum. Halen Gazi Üniversitesi'nde yüksek lisansıma devam etmekteyim.
Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.
- Aslında çok farklı bir tarz denmeyebilir. Eserlerimde kendi gözümde her şeyi, sanat eseri çalışmalarımda değindiğim konu itibarı ıle kullandığım herhangi bir nesneyi, materyali biricikleştirip onu devasal halde sunuyorum. Çalışmalarımı büyük ebatta ve hazır nesne kullanarak yapıyorum.
Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu
- Evet var. Bu dönem kimlik üzerine kavramsal  işler yapıyorum. Dönem dönem davet edildiğim sergilerde belli bir konsept varsa o sergiye göre işler yaptığım da oluyor ama  önceliğim kendi tarzımı ortaya koyup onu yaygınlaştırıp benimsetmek.
Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu
- Evet çok güzel çok dinamik çok hareketli bir dönem ama kendini ifade edemeyen çok arkadaşımız var.  Sıradan bir kursa gidip sanatçı olarak ortada gezen arkadaşlar da bir hayli fazla. Sanatçı olmak bu denli basite indirgenmemeli. O yüzden çok önem verildiği ve galerilerin şans tanıdığı pek söylenemez.
Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz
- Türkiye şuan sanat konusunda dorukta diyebilirim.  Özelliklede İstanbul, Ankara ve İzmir'e baktığımızda bir çok sanat etkinliği görmekteyiz. Ama maalesef galeriler gereklİ özeni göstermiyor. Biraz sanatçı destekli olmalarını ticari olarak bakılmaması gerektiğini düşünüyorum. Kalite arttırılırsa izleyici kitlesinin de ona uyumlu olacağı kanaatindeyim.
Heykel sanatı sizce ülkemizde ne durumda
- Heykel şuan bana göre halen emekleyip düşen bir bebek gibi.  Artık o eskisi gibi anıt heykeller yapılmıyor. Etrafta anıt heykel yada heykel göremiyoruz. Olanlar da kaldırılıyor. Sadece galeri mekanlarında heykel görmekteyiz maalesef
İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.
- İlerisi için öncelikle akademik eğitimimi en sonuna kadar tamamlayıp (tabi ki eğitim hiç bitmez) en iyi yerlerde en iyi sanatçılarla kendimi tanıtıp sanatımı icraat etmek istiyorum
Ulusal Haber - Teşekkür ederiz