FINE ART SANAT BİRLİĞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FINE ART SANAT BİRLİĞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2017 Perşembe

'BİZİM ÇOCUKLARIMIZ' Sosyal Sorumluluk Projesi Sergisi Görkemli Bir Gece İle Kapılarını Açtı

'BİZİM ÇOCUKLARIMIZ' 
Sosyal Sorumluluk Projesi Sergisi
Görkemli Bir Gece İle Kapılarını Açtı

Türkiye'nin önemli sanat kurumlarından Fine Art Sanat Birliği tarafından düzenlenen proje,
'Sanat ve Sanatçı toplumun öncüsü  ve sesidir' misyonu ile hazırlanmış bir Sosyal Sorumluluk Projesi'dir. Başkan Funda Tümer'in küratörlüğünü üstlendiği proje sergisi 'BİZİM ÇOCUKLARIMIZ' adını taşımakta.
Ankara Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin ev sahipliğini üstlendiği sergide, 27 sanatçının toplam 70 eseri sergilenmekte. Eser satışlarından elde edilecek gelir, ihtiyaç sahibi çocuklarımızın giyecek, oyuncak ve okul ihtiyaçlarının temininde kullanılacak. Yardımların çocuklarımıza ulaşımını TÜRK KIZILAY'ı üstlendi.
Birçok Kurum ve Kuruluş tarafından desteklenen projenin sergi açılışına başta Türk Kızılay'ı Ankara Şube Başkan Yardımcısı Ahmet Erdoğan, Ankiad Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aktan, Akalın Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Esen, Türkoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cem Serin, Erciyes Şirketler Grubu Başkanı Hakan Eler, Sanatçı Kadınlar Derneği Yönetim Kurulu, Ulusal Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Tümer, Çankaya Belediyesi ÇAYED Yönetim Kurulu Üyesi Aysel Atakurt olmak üzere Sanat ve İş camiasından birçok önemli konuk katıldı.
Sergide katılımcı sanatçılara kurum tarafından hazırlanan belgelerin takdimi Türk Kızılay'ı Ankara Şube Başkan Yardımcısı Ahmet Erdoğan tarafından takdim edildi.
Sergi 7 Mart 2017 tarihine kadar izlenebilecek.

21 Kasım 2016 Pazartesi

RESSAM FUNDA TÜMER İLE SÖYLEŞİ

RESSAM FUNDA TÜMER

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Başarılı Ressam & Küratör Funda Tümer ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Herkes dünyaya bir amaç için gelirmiş. Ben okumak yazmak ve üretmek için geldiğimi düşünüyorum. Hayata dair hissettiğim, düşündüğüm ve yaşadığım her duyguyu sanat ile yansıtmayı ve var etmeyi seviyorum.

Eserleriniz alışılmış tarzların çok dışında. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Seramik, resim, ve grafik tasarımın hepsine hakim biriyim. Bu dalların hepsinde oldukça iyi bir eğitime sahibim. Alışılmış şeyler dışında farklı şeyler denemeyi seviyorum. Birçok tekniği harmanladığımda kendimi daha iyi ifade ettiğimi hissediyorum. Baskı tekniklerini çok seviyorum. Sanılanın aksine de çok zor bir tekniktir. Sanırım ben zor olan şeyleri daha çok seviyorum. Serigrafi ile fırçamı tuvalimde buluşturuyorum. Arada farklı baskı ve teknikler denediğimde oluyor. Ama işlerimin hepsinde ana figürlerimde fırçamı konuşturuyorum.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Vazgeçilmezim var atlar. Estetik, asalet ve tarihteki insanla birlikteliği açısından atlar vazgeçilmezim. Hayata dair tüm duyguları onlarla yansıtıyorum. Bazı çalışmalarımda kadın figürleri ile buluşturduğumda oluyor.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Bu sorudan önce şunu sormak sanırım daha doğru olur. Sanata ve sanatçıya önem veriliyor mu ? Hak ettikleri değeri alabiliyorlar mı ? Cevap basit kocaman bir hayır.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

- Geçmişten günümüze bu topraklarda tüm sanat dallarında çok önemli sanatçılar yetişmiş ve yetişmeye de devam etmektedir. Hayatını sanata adamış, üretmeye adamış çok ciddi işler yapan ve miras bırakmış kişiler vardır. Aslında ben düşünülen ve söylenenin aksine ülkemi sanatçı anlamında yüksek bir seviyede buluyorum. Ancak temelden gelen eğitim ve bilinç seviyesindeki sorun nedeni ile başta sanat ortamı ve dolayısı ile de gerçek sanatçılarımız hiç bir dönem hak ettikleri yerlerde olamadılar. Hiçbir zaman yeterli ve yükselten bir destek olmamıştır. Sanatçılar çoğu zaman yokluk içersinde kendi imkanları ile çabalamışlar ve bu çabaya devam etmektedirler.
Gelelim izleyiciye, bir klip çekip bir tek parça ile ortalarda gezen popçuların, güzellik yarışmasından çıkıp, iki ay oyunculuk dersi alıp dizilerde boy gösterenlerin, evlilik programı sunanların sanatçı olarak değerlendirildiği bir toplumda, iki ay kursa gidip kendine ressam diyenlerin olduğunu da düşünürsek, resim yani bir tablonun sadece duvara asılan bir süs objesi olduğunu sananlar ve hatta heykellerin kırılıp kaldırıldığını da eklersek temeldeki sorunu sanırım daha iyi anlarız. Acı gerçek şudur ki bilinçli sanat izleyicisi bir avuç dolusunu geçmez.

Sanatçı kişiliğinizin yanında siz hem bir sanat kurumu sahibi hem de küratörsünüz. Bir çok sanatçı ile çalışıyor ve sanat projeleri üretiyorsunuz. Sizce galeriler ve sanat kurumları yeterli çabayı sarf ediyor mu

Edenler var. Gerçekten güzel şeyler yapanlar, yapmaya çalışanlar var. Ama bunlarında çok az olduğunu görüyoruz. Sözüm asla herkes için değil ama çoğunluk için. Birçok galeri var. Ancak çoğuna galeri demek çok zor. Düzenlediği sergideki eserlerin tekniği hakkında bilgi sahibi olmayan, çalıştığı sanatçıyı tanımayan, iki aylık kursiyere sergi açan galeriler mi ararsınız, ticari kaygı sebebi ile sadece isim yapmış kişilere yer veren galeriler mi ararsınız, daha iyisi gelir belki diye boş olduğu halde biz falanca yıla kadar doluyuz diyen galeriler mi ararsınız, soyguncu gibi fahiş fiyatlarla kira isteyen galeriler mi ararsınız, sadece kendine koleksiyon yapmak için sergi açarım size ama şu kadar eserinizi alırım diyen galeriler mi ararsınız. Bakın galeri nedir, galeri profesyonelce sergiler, sanat projeleri yapması gereken, çalıştığı sanatçıyı en iyi şekilde  tanıtması ve temsil etmesi gereken, alıcısı ve izleyicisi ile buluşturması gereken kurumdur. Bunu yaparken de sanat bilgisine ve hatta piar  bilgisine de sahip olması gereken yerdir. En basiti kaç galeride profesyonel küratör mevcuttur. Hoş şuan herkes küratör olmuş durumda ya buda ayrı bir konu. Salonu kendi hazırlayan sanatçı olmaz, olmamalıdır.
Gelelim birliklere yada derneklere. Hep birlikte olamamaktan şikayet ederler, hem de gelin taşın altına elimizi birlikte koyalım dendiğinde ortada olmazlar. Proje üretmezler. Çoğu aynı isimler ve aynı eserler ile o karma senin bu karma benim galeriden galeriye koşup dururlar. Üste bir şey koyma çabası içinde bulunan gerçek anlamda çaba sarf eden tek tük yerden ibarettir.
İşte biz bütün bu olması gerekenleri yapan çok az denecek kadar yer olduğu için bu işe adım attık. Biz bir galeri değiliz. Bir sanat birliği olarak yola çıkıp zaman içersinde kurumsal bir hizmet vermeye başladık. Ve biz mevcut duruma şikayet etmek yerine çoğu zaman imkanlarımızın sınırlarını zorlayarak, hatta imkan oluşturarak taşın altına elimizi soktuk.

Siz ve kurumunuzun ödülleri bulunmakta. Ancak bunların hepsi yurt dışından. Bu konuda ne düşünüyorsunuz ve ödül sizin için ne ifade ediyor.

Bu ödüllerin sadece yurtdışından olması benim yada bizim gururumuz ama ilgili kişilerin ayıbıdır. Bunu yetkili mercilere sormak gerek. Ödül kısmına gelirsek, elbette yaptığınız bir iş sonucu bir ödüle layık bulunmanız mutluluk ve gurur verici bir durumdur. Ama benim için çok da büyük bir şey ifade etmiyor. Çünkü emek verilen iş başarılıda olur. Başarının illaki ölçüsü de ödül değildir.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Sanat ile uğraşıyorsanız öğrenmenin asla sonu olmayan uçsuz bucaksız bir platformdasınızdır. Asla ben oldum diyemezsiniz. Dediğiniz anda siz aslında bitmişsinizdir. Çalışmaya, denemeye, öğrenmeye ve üretmeye devam. Benim amacım gerek eserlerimi üretirken, gerek yeni sanat projelerime başlarken her zaman bir sonrakinde bir öncekinin üstüne çıkmak ve aynı zamanda birilerine de yardımcı olabilmektir. Durmak yok yola devam.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz


5 Kasım 2016 Cumartesi

FINE ART SANAT BİRLİĞİ; -Sezon Açılışı & ŞEHNAZ AYKAÇ ''AYNADAKİ KADINLAR'' Kişisel Sergisi-

FINE ART SANAT BİRLİĞİ SEZON AÇILIŞI
ŞEHNAZ AYKAÇ ''AYNADAKİ KADINLAR'' KİŞİSEL SERGİSİ
Fine Art Sanat Birliği, Başkan Funda Tümer öncülüğünde, muhteşem bir sergi ile 2016 - 2017 sezon açılışına hazırlanıyor.
Açılış 08 Kasım 2016 tarihinde Ankara Transparan Sanat Galerisi ev sahipliğinde gerçekleşecek.
Sergi, kadının bedeninden ruhuna uzanan derin ve anlamlı bir yolculuğa çıkarıyor. Kadının toplumda görüntüden ibaret olmadığına dikkat çeken sergide sanatçı, kadının hayal gücünü, özgürlüğünü, mücadeleci ruhunu, yaşam gücünü, doğurganlığını, cinselliğini, tutkularını, bedenine sahip çıkışını, hüzünlerini ve içlerindeki yer yer dönemsel fırtınaları, yer yer de hüzün ve acılarını güçlü fırçası ve yorumu ile tuvalinde yansıtıyor. Sanatçı adeta eserleri ile kadınlarımızı bedenlerine, hak ve özgürlüklerine sahip çıkmaya çağırıyor.

4 Ocak 2016 Pazartesi

GÜNCEL HABER [04 Ocak 2016] GALERİ FINE ART MUHTEŞEM BİR SERGİ İLE KAPILARINI AÇIYOR

GALERİ FINE ART MUHTEŞEM BİR SERGİ İLE KAPILARINI AÇIYOR
  k


























Küratörlüğünü Funda Tümer'in üstlendiği Sonsuzluk Karma Sergisi'nin hazırlıkları tamamlandı.

Ankara da fark yaratmaya hazırlanan Galeri 13 Ocak 2016
Saat: 18:30'da yurdun birçok şehrinden önemli sanatçıların eserleri ile hazırladıkları SONSUZLUK isimli Karma Sergi ile kapılarını açmaya hazırlanıyor.

22 Değerli isim ve eserlerinden oluşan sergi 30 Ocak tarihine kadar izlenebilecek.

7 Eylül 2015 Pazartesi

SERAMİK SANATI'NDA FARK YARATAN SANATÇI; ERSOY YILMAZ

SERAMİK SANATI'NDA 
FARK YARATAN SANATÇI
ERSOY YILMAZ
SERAMİK SANATI'NDA FARK YARATAN SANATÇI
ERSOY YILMAZ
Seramik Sanatçısı Ersoy Yılmaz çalışmaları, yüzeysel seramik dekorasyonu, özellikle       ''sır-altı'' tabir edilen teknik üzerinde yoğunlaşır. Geleneksel Çini Sanatı'mız da kullanılan bu teknik, sanatçının çalışmalarında, incelikli ton geçişleri ve kimi zaman suluboya tadında etkiler içeren daha resimsel bir tarza evrilerek Seramik Sanatı'na başka bir boyut kazandırmaktadır.
Eserler karşısında seramik ve resim sanatının bu kadar başarı ile bir araya gelmesi karşısında etkilenmemek mümkün değildir.
Fırçanın kullanılışından başlayan başarı, sır ile bütünleştiği anda ortaya muhteşem bir manzara çıkmaktadır. Her tema ve figürün işlenişindeki en ince detay, esere her bakışta, farklı bir yere götürmektedir.
Sanatçı "tuval" olarak, çoğu zaman kenarları hafifçe kıvrımlı düz, dairesel tabak formlarını tercih etmektedir. Bu formlar için şeffaf, parlak bir sırda karar kıldığı dikkat çekmektedir. Bu iki özelliğin kompozisyonla doğrudan ilişkili olduğu açıkça görülmektedir. Tabağın kenar kıvrımlarında hafifçe eğilip bükülen imge, bir kez de parlak sır üzerinden yansıyan ışıkla değişime uğramaktadır.
İKİLEM'DE DENGE!..
Sanatçı ile özdeşleşen bu özellikler, resim mi- seramik mi ikileminde dengeyi seramik lehine bozar. Kuvvetli işlev çağrışımıyla tabak formu da, diğer yandan oldukça özgün bir tarzla ele alınmış pişmiş-toprak bir nesne ile yüz yüze olduğumuz fikrini pekiştirir.
Sanatçı bu tarzdaki çalışmalarını '' Sır-altı Düşler'' adıyla ilk kez 2010 yılında Ankara'da sergilemiştir. Sergilendiği günden itibaren gerek yurt içi gerekse yurt dışında başta İtalya olmak üzere büyük ilgi görmüş ve önemli koleksiyonlardaki yerini almıştır.
Sanatçı'nın eserleri kadar eserlerine verdiği isimlerde dikkat çekmektedir. ''Meşhud'', ''Mütebessim''  en dikkat çekenlerinden birkaç örnektir.
Teknoloji ve hız... 
Belirli dönemlerde farklı temalar işleyen sanatçı yeni konseptini '' Teknoloji ve hız insanı bireyselleştiriyor, yalnızlaştırıyor ve kendi içine hapsediyor. Bu korkunç tempo içinde insan düşünemiyor, derinleşemiyor. Nasıl derinleşsin ki, bir Fransız düşünürün dediği gibi "düşünmek için durmak gerekir". Kan ter içinde koşan insan düşünebilir mi? Çalışmalarımda eşyaya bakışı, ama sükunet halindeki insanın bakışını yakalamaya çalışıyorum. Masadaki bir bardak çay ya da demlik, hem bir eşyaya dalıp gitmiş derin bakışları, hem de teknolojiyle izole edilmiş yalnız insanı simgeliyor.'' ifadesi ile anlatmaktadır.

24 Ağustos 2015 Pazartesi

TRT BELGESEL KANALI'NDA MUHTEŞEM YAPIM: "BİR KOŞU TÜRKİYE"

TRT BELGESEL KANALI'NDA MUHTEŞEM YAPIM
BİR KOŞU TÜRKİYE
Program; başta konusu, çekimdeki teknik alt yapısı ve başarısı ile Belgesel dalındaki yapımlara farklı bir tat getiriyor. 
İki genç sporcu Çağman Çatay ve Romeo Sweat eşliğinde Türkiye'yi dolaşıyor ve ülkemizin tarihi ve turistik değerlerini farklı bir bakış açısı ve estetik ile muhteşem bir şekilde ekrana taşıyor. 
Sokak koşucusu iki sporcunun performansları görülmeye değer bir başarı sergiliyor. Aynı başarı programın her karesinde en ince detayı düşünülerek seyirciye aktarılıyor.
Yapımcılığını Cemil Yavuz, Kerim Ayyıldız ve Taha Ekinci'nin üstlendiği programın yönetmeni Mecit Dölek.
Beşinci bölümünü tamamlayan Bir Koşu Türkiye başarılı ekibi ile çekimlerine devam ediyor.

25 Temmuz 2015 Cumartesi

Kurşun kalemle yaratılan harika‏... Prof. Dr. D. Ali ERCAN

Kurşun kalemle yaratılan harika‏...
Prof. Dr. D. Ali ERCAN
16 yaşındaki ressam Shania McDonagh (ABD) yarışmaya girdiği  yapıtı, "balıkçı James Fennell'in karakalem portresi" adlı çalışması ile...
Adamın saç ve sakallarındaki ayrıntılı çalışma gerçekten hayranlık verici.. æ

4 Haziran 2015 Perşembe

6 Kasım 2014 Perşembe

SAİM KAYA VE SANAT YORUM; Seramik Sanatçısı & Ressam Funda TÜMER

SAİM KAYA VE SANAT YORUM
Sanat Danışmanı Saim KAYA
Sanatçıların en büyük destek ve ihtiyaçlarından biri de doğru kişi ve doğru galeriler ile çalışmalarıdır. İçinde bulunduğumuz Sanat ortamında maalesef ki bu doğru kişi ve yer konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Birçok galeri bulunan özellikle üç büyük şehiri baz alırsak bu galerilerin ne kadarı sanatçıya doğru ve olması gereken hizmeti verebilmektedir. Maalesef ki bu sanatçıların içinde bulunduğu ciddi sıkıntılardan biridir.
İçinde bulunduğumuz bu duruma en iyi ve en doğru şekilde hizmet veren kurumlardan biridir SANAT YORUM.
A.Ü. İşletme Fakültesinden mezun olup, Resim ve çerçeve sektörünün önde gelen ve en büyük ithalatçı firmasında 14  Yıl satış ve pazarlama departmanında çalışmış olan  Saim KAYA bu süreçte sanat piyasasını yakından takip etmiş, güncel sergileri ve müzayedeleri sürekli izleyerek bu konuda büyük bir bilgi birikimine sahip olmuştur. Pek çok ressam, sanatsever ve sanat galerileri ile olan yakın dostlukları sayesinde hep sanatla iç içe olmuş, bu vesile ile sanat ve sanat piyasasındaki gelişme ve değişme sürecini yakından takip etmiştir.
Kazanmış olduğu bu bilgi ve deneyimi paylaşmak, sanatçıyla sanatsever arasında bir köprü oluşturarak sanat eserlerini sanatseverlere çok daha kolay ulaşır hale getirebilmek, aynı zamanda da sanatçı ve eserlerini daha geniş kitlelere ve sanatseverlere tanıtabilme imkânı sağlamak amacıyla, Saim KAYA tarafından kurulmuş ciddi ve başarılı bir galeridir SANAT YORUM.
Sanatçı başta olmak üzere koleksiyonerlere de tam ve doğru hizmeti veren nadir galerilerden biridir. Saim Kaya galerisinde sadece sergiler düzenleyen bir galerici mantığından çok ötede bir hizmet politikasına sahip olup, Sanat ve Sanatçılara tam kapsamlı bir hizmet vermektedir. Çalıştığı sanatçıları büyük bir özenle seçmekte, sanatçı ve eserlerini hak ettiği yere ulaştırma yolunda profesyonel bir vizyonla hareket etmektedir.
SAİM KAYA İLE SÖYLEŞİ
Seramik Sanatçısı & Ressam
Funda TÜMER
Şu an sanat piyasasının içinde bulunduğu durum hakkında ne düşünüyorsunuz ve siz kendinizi bu piyasada nerede görüyorsunuz
Saim Kaya: Şu an sanat piyasasında dengeler bozulmuş durumda ortada bir kaos var fiyatlar ya dip ya uçurum. Bende bu kaos ortamında doğru işler yaparak sanatçıyı da koleksiyoneri de memnun edecek bir çaba içerisindeyim. Bu çaba sadece eser satma çabası değildir. Sanatçının hak ettiği değere sahip olması için de gereken çalışma yapılmalıdır. Aksi halde örnek verecek olursak  bir sanatçının eseri 1000 tl.ye satılırsa o artık 1000. tl.lik sanatçıdır. Değerini artırmak güç olur ama tabi bu bir iki eser satmakla değil sürekli satmakla olacak bir durum. Bir sene ya da iki sene boyunca 20-30 eser satarsanız belli fiyattan ondan sonra piyasası oturmuş belirlenmiş oluyor.
Ben önce sanatçımı hak ettiği değere ulaştırma çabası içerisindeyim.
Peki sizin için doğru iş nedir
Sanat Danışmanı Saim KAYA
Saim Kaya: Bizim işte daha doğrusu sanat sektöründe hiç bir zaman tek bir doğru yoktur. İki kere iki her zaman dört etmez. Bizde sanatçının yada eserin fiyatını alıcı ve koleksiyoner tayin ediyor. Siz eserinize X bir rakam isteyebilirsiniz. O sizin fikriniz ama eserin gerçek değeri parayı verip eseri alan alıcı tarafından belirleniyor. Ben dengelerin doğru kurulması ve korunarak koleksiyonerin de sanatçının da mağdur olmaması yönünde bir tutum içerisindeyim.  Çünkü bir eserin ederinin belirlenmesi için birçok etken vardır. Sanatçının eğitimi, birikimi, açtığı sergiler hatta dönemi bile bu etkenlerden bazılarıdır.
Peki sizce koleksiyoner bir eserde öncelikle neye dikkat etmelidir. Çünkü Koleksiyoner olduğunu söyleyen ancak kursiyerlerden dahi eser alan ve aslında eserden anlamayan kişiler ile de karşılaşmaktayız.
Saim Kaya: Eserin özgünlüğü, kopya olup olmadığı, sanatçının tarzı, tekniği, mesleki birikimi gibi birçok unsur vardır. Mesela siz bir tarz oluşturmuşsunuz sizi takip eden biri onlarca eser arasından sizi fark edebilir ya da farklı bir eserin altında imzanız varsa ondan şüphe duyabilir.
O halde bir koleksiyonerin de mutlaka bir bilirkişi desteği ile çalışması gerekmektedir diyebilirmiyiz
Saim Kaya: Evet kesinlikle. Çünkü bir eser yapılabilecek en büyük yatırımlardan biridir aynı zamanda. O nedenle doğru için mutlaka bilirkişi ile çalışması gerekmektedir. Özelliklede genç ve orta kuşak sanatçılarına bakacak olursak kimin takip edilmesi gerektiğine bizler hakimiz.
Sizde bir sanatçının mutlaka kendi tarzı, tekniği ve özdeş bir teması olması gerektiğini mi düşünmektesiniz
Saim Kaya: Evet kesinlikle. Farklı denemeler olabilir yeni şeyler denenebilir buna karşı değilim ama özellikle kendini ifade edecek tanıtacak bir tarzı, tekniği ve teması mutlaka olmalı...
Peki piyasada bazı kişiler tarafından bu durumun eleştirilmesine nasıl yaklaşıyorsunuz yani yıllarca aynı temada çalışan kişiler bazı kesimlerden eleştiriler almakta buna katılıyor musunuz
Saim Kaya: Bu ay deniz çalışayım sonra soyutlama yaparım arada bir peyzaj, sıkılırsam farklı bir şeyler yaparım mantığı olmaz. Tarzla tekrarı karıştırmamak gerek
Ama bu seferde başka hiçbir şey yapamıyor gibi eleştirilenler var
Saim Kaya: Bir sanatçının kendini bulması tarzını yakalaması uzun yıllar alır. Eğer bir sanatçı tarzını, tekniğini ve kendi ile özdeşleşmiş temasını bulmuş ise zaten o uzun yılların birikiminden geçmiş demektir. Bu başka hiçbir şey yapamayacağı anlamının aksine zaten çok yollardan geçtiğini gösterir. Deneme süresinde olan kişileri de, oturtmuş kişileri de eserlere baktığınızda çok rahat anlayabilirsiniz. İşte bu noktada tekrar bilirkişinin, bir sanat danışmanının önemi ortaya çıkmaktadır.
Bu güzel söyleşi ve bilgiler için SAİM KAYA ‘ ya teşekkür ederiz.
Seramik Sanatçısı & Ressam
Funda TÜMER

9 Eylül 2014 Salı

BİR SANATÇININ KALEMİNDEN EĞİTİM VE ÖNEMİ Seramik Sanatçısı & Ressam, Funda TÜMER

BİR SANATÇININ KALEMİNDEN:
"EĞİTİM; ETKİSİ VE ÖNEMİ"
Seramik Sanatçısı & Ressam
Funda TÜMER
Seramik Sanatçısı & Ressam
Funda TÜMER
Şartların giderek zorlaştığı ve olumsuzlaştığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemden eğitim sistemimizde etkilenmişken üzülmemek mümkün değil.
Eğitim temelde aile de başlayan ve okul ile devam eden bir süreçtir ve bir döngüdür.
Bir döngüdür çünkü eğitim seviyesi yüksek bir anne, baba, ve öğretmen aynı şekilde bir çocuk dolayısı ile de bir nesil ve toplum yetiştirir.
Peki, eğitim sistemimiz içinde bulunduğu tüm şartlar ele alındığında ne kadar başarılıdır. Eski ile yeni karşılaştırıldığında şu zaman ki durum ve nesil nerede ve nereye gitmektedir.
Bu konuyu farklı açılardan değerlendirelim. Öncelikle bir sanatçı olarak sanat kısmından değerlendirmek istiyorum.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de söylediği gibi ‘’Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’’.
Okullarımızdan müzik ve resim derslerinin saatleri azaltılmıştır ve giderek yok edilmeye çalışılmaktadır. Peki, bu dersler eskiden ne kadar başarılı bir şekilde bize aktarıldı. Resim ve Müzik dersleri ilgisi olmayan öğrenciler tarafından nasıl değerlendirildi ve öğretmenler tarafından o öğrencilerin de derse ilgisi sağlanabildi mi. Cevabı koca bir HAYIR… Sanatın bir toplum için önemi yeterli derecede aktarılmadığı ve öğretilemediği için işte tam da bugün buna sahip olamayan o eski öğrenciler tarafından bu müfredat yok edilmeye çalışılmaktadır. Ve sonuç hayat damarlarından biri koparılmaktadır.
Peki diğer hayat damarları Bilim ve Tarih ne seviyededir. Bilimin önemi ne kadar doğru bir şekilde eğitim sistemi içindedir ve yeterlimidir. Biyoloji, Fizik, ve Kimya mezunlarının iş bulamadığı bir ülkede bilim ne durumdadır, bilimin olmadığı bir ülke sizce ilerleyebilir mi.
Bunun cevabı da koca bir HAYIR…
Peki ya Tarih. Geçmişini bilmeyen bunu dizilerden yazılmış senaryolardan öğrenmeye çalışan bir toplum mu olacağız. Hayır. O halde okullarımızda tarihimizi en iyi şekilde öğreteceğiz çocuklarımıza.
21 yaşında fetih yapan, sürekli okuyan, dünyayı öğrenen ve hükmeden bir ata soyunun torunları olduğumuzu bilecekler. Atamızın izinde ilke ve inkılâpları’na bağlı kalmanın ne kadar önemli olduğunu öğreteceğiz. Bu vatana kolay sahip olunmadığını binlerce şehidin kanının üstünde kurulduğunu bilecekler ki yeri geldiğinde ön cephede göğüslerini siper edebilsinler.
Kavga ile savaş ile sokaklarda bağırıp çağırmak ile kırıp dökmek ile hiçbir yere varılamayacağını en güzel haykırışın en güzel savaşın düşünmek, çalışmak, üretmek, adil olmak, haksızlığa boyun eğmemek gibi kavramlardan geçtiğini bu kavramlara sahip olmanın ise kalemden kitaptan kısacası eğitimden geçtiğini öğreteceğiz.
Buraya kadar tamam...
Peki ya değerlerimiz ne durumda. Neredeydi ve gittikçe nereye gitmekte. Okullarımıza ve öğrencilerimize bakarak değinmek istiyorum bu önemli noktaya.
Yaşıtlarım ve yaşım üstündeki nesil çok iyi bilir biz siyah önlüğün asaleti ile büyüdük. O zamanlarda okulun bir kokusu öğretmenlerin bir tadı vardı. Okula giderken en yoksulundan en zenginine kadar herkes eşit giyinirdi. Kızlarda saçlar toplanır, erkeklerde ise kısa bir traş yapılırdı. Tırnaklar kesilir ve tertemiz olurdu. O yıllarda öğretmenlere sonsuz bir saygı vardı.. Kimi takdir alır kimi zayıf alırdı ama kimse kuralları bozmazdı. Okul aile demekti. Orda bambaşka bir aşk vardı.
Peki ya şimdi bu koku bu tat kaldı mı?..
HAYIR. Saçları boyalı, tırnakları ojeli, eteği mini, suratı makyajlı genç kızlar, saçlar jöle ile yıkanmış genç erkekler,’’ hey hoca naber’’ diyen bir öğrencilik. Okulun bir podyum değil bir eğitim öğretim kurumu olduğunun farkına varamamış bir gençlik.
Ben diyorum ki sevgili dostlar gidişatın bu hale gelmesi de yine eğitimden kaynaklıdır.
Eğitim sadece derslerden ibaret değildir. Ahlak, kültür, değer yargıları, saygı, vicdan, kurallara uymak, disiplin, sevgi gibi kavramlarda eğitimin içindeki parçalardır. O halde eğitim bir bütündür. Parçalardan biri eksilirse puzzle asla tamamlanamaz.
Bu doğrultuda başta aile ve öğretmenlerimize çok büyük bir görev düşmektedir.  Atamızın izinde ilke ve inkılâplarına bağlı, kalpleri vicdan ve sevgi dolu bir nesil yetiştirmelerini dilerim. Umutlar hiç bitmesin. Geleceğimiz çocuklarımızdır. Ne kadar iyi ve başarılı eğitim o kadar aydın bir ülke demektir...
FUNDA TÜMER
Seramik Sanatçısı & Ressam

Ressam (Contem porary art, Genius Artist) Mehmet UZEL

Ressam (Contem porary art, Genius Artist) Mehmet UZEL

Ressam Mehmet Uzel; Topkapı Sarayı'ndan İstanbul Boğazına Bakış, 50 x70 - Yağlı Boya
Ressam Mehmet Uzel; Mogan Gölü'nde Balıkçının Evi, 60X210 - Yağlı Boya
Ressam Mehmet Uzel, Kahvehane - 50 X 70 - Yağlı Boya
İletişim ve Bilişim
Ressam Mehmet UZEL 
TEL: 0312 417 52 62 & GSM: 0536 483 28 18
e. MAİL: ressammehmetuzel@gmail.com
***
Ressam (Contem porary art, Genius Artist) Mehmet UZEL'in
eserlerinden örnekler
Ressam Mehmet UZEL
Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL


Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL

Ressam Mehmet UZEL