Küratör & Ressam Funda Tümer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Küratör & Ressam Funda Tümer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2018 Pazartesi

"YAPRAKLARA HAYAT VEREN RESSAM" GÜLFEM ÜSTÜNDAĞ

YAPRAKLARA HAYAT VEREN RESSAM 
GÜLFEM ÜSTÜNDAĞ

Genç Kuşak Sanatçılar arasında hızla yükselmeye başlayan sanatçı, eserlerinde güz temasını işlemekte.

Figür olarak yaprak kullanan Üstündağ, başarılı soyutlamaları, güçlü yorumu ve farklı fırçası ile dikkat çekmekte.

Çoğu zaman pastel ağırlıklı tonlar kullanan sanatçı, eserlerinde, yer yer kullandığı canlı renk vurguları ile çarpıcı bir etki yaratmakta.

Güz mevsiminin her halini, insan üzerindeki duygu değişimlerini ve doğanın tüm renklerini gözler önüne seren sanatçı, eserlerinde hayal gücünü usta fırça darbeleri ile buluşturmakta.

Yaprak figürlerinin tuval üzerinde adeta ahenk içinde dans ettiğini görmek mümkün.

Sanatçı için resimdeki uyum kadar, içsel dünyasını nasıl ve ne denli yansıtabildiği de önem taşımakta. Üstündağ bu kaygı sayesinde ürettiği resimlerini, her izleyicinin duygu durumuna hitab eden ve içsel dünyasına ulaşabilen bir görselliğe getirerek izleyici ile buluşturmakta.


14 Aralık 2017 Perşembe

SANATÇILAR GRAZİA' da BULUŞTU

SANATÇILAR GRAZİA' da BULUŞTU
''Sanat Her Yerde Olmalı'' misyonları ile Grazia İtalyan Lezzetleri Sanat Etkinlikleri kapsamında, Fine Art Sanat Birliği öncülüğünde ve Başkan Funda Tümer küratörlüğünde hazırlanan Resim Sergisi sanatseverler ile buluştu.

Sergide 8 Ressam ( Emre Şen, Funda Tümer, Gülfem Üstündağ, Kübra Bulduklu, Müberra Bülbül, Müjgan Çevik Çorbacı, Nurgül Baş Kılıç, Saliha Demiryürek ) 1 Seramik Sanatçısı   ( Ersoy Yılmaz ) olmak üzere toplam 9 değerli sanatçının 3'ü Uluslararası Ödüle sahip 17 eseri sergilenmekte.

Eserler izleyiciler tarafından büyük beğeni alarak yoğun bir ilgi gördü.

Açılışa başta iş ve sanat dünyasından olmak üzere birçok önemli isim katıldı.

Sergi 16 Aralık 2017 tarihine kadar Grazia İtalyan Lezzetleri Ankara'da izlenebilecek. 

24 Ekim 2017 Salı

"DİJİTAL SANAT" - Küratör & Ressam, Funda TÜMER

DİJİTAL SANAT 
Funda TÜMER
Son yıllarda sanat dünyasında hızla yükselişe geçen Dijital Sanat ve sanatçıları, maalesef ki bu konuda yetersiz bilgiye sahip kişiler tarafından bilgisizce ve haksızca eleştiriliyor. Oysa ki teknoloji hayatımızın her alanına girmişken, yaratıcılığı daha da arttıran dijital sanat neden eleştirilir anlamış degilim. Bu sanatı icra eden kişiler daha az yetenekli değillerdir. Tam tersi yaratıcılıklarının daha güçlü olduğu ortadadır. Yapılan çalışma bilgisayar ile yapılıyor olsada, tasarımı düşünen, çizen, ışık-gölgeyi, dokuyu,  figürleri vs. çizen ve tasarlayan sanatçıdır. Bu sanat dalı ne tembel işidir, nede yeteneksizlik işidir. Bu teknik, sanatın gelişen teknoloji ile bir kolu olmuşdur. Baskı teknikleri içerisinde bir yer almışdır. Nasıl ki serigrafi, gravür gibi bir çok baskı tekniği resim sanatı içerisinde önemli bir yere sahiptir ve bu teknikler ile çok önemli isimler eserler üretmiştir, dijital sanatında gittikçe önemselleşen bir yeri bulunmaktadır.
Digital sanata eleştiri getirmeden önce, dünyadaki önemli temsilcilere ve ürettikleri eserlere bakmak gerek. Refik Anadol, dünyanın ilk görsel data heykeli olan 15x30 metre büyüklüğündeki Virtual Depictions adlı heykelini ABD'nin San Francisco şehrinde sergilemiştir. Güvenç Özel, Nasa için Mars Kolonisini tasarlamış başarılı bir mimar ve sanatçıdır. Michael Tyka, Protein moleküllerinin büyülü dünyasını metal ve camdan heykellerle bir sanata dönüştürmüştür. Theodore Spyropoulos, Emotive City adlı eseri ile tüm dünyanın ilgisini çekmeyi başarmıştır. İtalyan illustratör Giulio Rossi, geleneksel tekniklerle başladığı çalışmalarını dijital ortama taşırken yaratıcılığı ve gerçeküstü sanatını da en üst seviyelere taşımıştır.
Bu sanat tekniğini ve sanatçılarını tembel,  yeteneksiz ve yaratıdan yoksun olarak değerlendirmek, bilgisizlikten kaynaklanmaktadır diye düşünüyorum. Zira cahilce yorum yapanlar ve eleştirenler sanmaktadır ki, var olan fotoğrafı basıp sonradan üstünü boyuyorlar ve buna dijital sanat diyorlar. Bunu yapan kişilerde elbet vardır. Nasıl ki fotoğrafa bakarak resim yapanlar yada yapılmış bir resimi kopya yapanlar varsa. Ama biz böyle kişilere zaten sanatçı, ortaya çıkanada eser  demiyoruz. Buradaki çizgiyi çok iyi görmek gerek. Baskı sanatlarını eleştirmek demek, baskı sanatında önemli eserlere imza atmış baskı atölyeleri kurmuş Süleyman Saim Tekcan gibi birçok usta isimlerede haksızlık yapmak demektir.
Sanat sadece resim, resim sanatıda sadece tuval, fırça ve yağlıboyadan ibaret değildir.
Sanat tarihine damgasını vuran Fransız sanatçı Marcel Duchamp, hemen her yerde, hemen her şeyle sanat yapılabileceğini iddia etmiş ve bir dükkandan aldığı pisuarı sergileyerek, sanat konusundaki tartışmaları alevlendirmiştir.
Farklı teknik ve tarzlarda çalışan, teknolojiyi kullanan sanatçılarda tembel, yeteneksiz yada daha az yetenekli değil, tam tersine gelişime ayak uyduran, yeniliklere açık ve yenilikleri deneyen kişilerdir ve bu kişiler yaratıda sınır olmadığının önemli göstergesidir. 

11 Ekim 2017 Çarşamba

FINE ART SANAT BİRLİĞİ YENİ SEZONA ''ART and SENSE'' & ''SANAT ve DUYU'' PROJESİ İLE MERHABA DEMEYE HAZIRLANIYOR

FINE ART SANAT BİRLİĞİ YENİ SEZONA ''ART and SENSE''
''SANAT ve DUYU'' PROJESİ İLE MERHABA DEMEYE HAZIRLANIYOR
Çalışmalarına 2017 Haziran ayında başlanan proje, Fine Art Sanat Birliği 'Konsept Proje' kapsamında hazırlanmış olup, Başkan Funda Tümer küratörlüğü ve Grup Sanat Galerisi ev sahipliğinde, 17 Kasım 2017 tarihinde sanatseverler ile buluşmaya hazırlanıyor.
Proje kapsamında 1 Heykeltıraş, 2 Seramik Sanatçısı ve 9 Ressam olmak üzere toplam 12 değerli sanatçı yer almakta.
Sanatçılar eserlerini özel olarak 5 aylık bir çalışma dönemi ile hazırladılar. Toplam 50 eser sergilenecek.
SİYAHIN ASALETİ BEYAZIN SAFLIĞI İLE BULUŞUYOR ve SANATIN GÜCÜNÜ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR
Son yıllarda sanatın ve sanatçıların içinde bulunduğu kaygılardan uzaklaşarak, sanatın toplum üzerindeki gelişimine dikkat çekmek ve SANAT, SANATÇI, SANAT ESERİ gücünü ortaya koyması amaçlı hazırlanmış bir projedir. Projedeki tüm eserler siyah ve beyaz renk hakimiyetinde hazırlanmıştır.
Proje aynı zamanda SANAT ve SANATÇI TOPLUMUN ÖNCÜSÜ ve SESİDİR misyonunu da taşıyarak duyu engeli olan dostlarımıza ithaf edilecektir. FARKINDALIK görevi üstlenmektedir.

SANATÇI KADROSU

2 Haziran 2017 Cuma

"ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞ" Ressam Funda TÜMER, ULUSAL HABER & KÜLTÜR-SANAT SAYFALARI

ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞ
Ressam Funda TÜMER
ULUSAL HABER & KÜLTÜR-SANAT SAYFALARI
Yetkili ve Sorumlu Yönetmeni 
Bir sanat kurumu başkanı ve küratör olmanın yanı sıra aynı zamanda bir sanatçı olarak son yıllarda karşılaştığımız bir düşünce tarzı karşısında artık bir şeyler yazmak gerektiğine karar verdim. İşimizin her aşamasında bulunan ve yine her aşamasına hakim olan biri olarak, herkes için iyi ve doğru şeyler yapmaya ve bunu yaparken de herkesin hakkını korumaya çalışan biri olarak yazacağım.
"Prensip olarak paralı sergilere ve projelere katılmıyorum" 
Sözüm "Prensip olarak paralı sergilere ve projelere katılmıyorum" diyen kişiler için. Düşüncenize saygı duyuyorum. Elbette tercih sizin. Ancak bu düşüncenize katılmıyorum. 
Çünkü düşünemedikleriniz ya da bilip işinize gelmeyenler var. 
Bu yazımda amacım sizlere bunu göstermek. Sonucunda karar elbette ki yine sizindir. Ülkemizde ne galeriler ne sanat kurumları nede sanatçılar devlet tarafından yeterli maddi manevi desteği alamamaktadır. Bizler daima kendi çabalarımız ile bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu çabalar içerisinde de sanatçıların kendini gösterebileceği en önemli platformlar sergiler ve sanat projeleridir. Bunları organize eden kişilerde galeriler, sanat kurumları ve küratörlerdir. Bu kişilerinde çoğunun tek gelir kapısı kazancı yaptıkları bu işlerdendir. Bu onların işidir.  Yani size bir ortam hazırlamakta ve hizmet sunmaktadırlar. Kimin başarılı olduğu, kimin sanat adına gerçekten emek verdiği, kimin sırf ticari amaçla yaptığı bu yazımın içeriği olmamakla beraber sonuçta ortada iyi yada kötü başarılı yada başarısız bir emek söz konusudur. Bir iş söz konusudur.
Hangi projeye dahil olacağınız kiminle çalışacağınızda sizin yani sanatçının tercihidir.
Hangi projeye dahil olacağınız kiminle çalışacağınızda sizin yani sanatçının tercihidir.
Bu organizasyonların emeğinin yanı sıra yani sizin için bu organizasyonu hazırlayan kişi yada kişilerin emeği dışında birde maddi tarafı vardır. Salon kirası, kokteyl harcamaları, afiş ve davetiye baskı masrafı, plaket yada belgelerin masrafı ve projenin içeriğine göre bu masraflar daha da artabilir. Şimdi bu organizasyonu hazırlayan kişilerin işlerinin hatta çoğunun tek işinin ve tek gelir kaynaklarının bu olduğunu düşünürsek ( galeri, kurum, küratör ) elbette sizlerden bir bedel talep edeceklerdir. Çünkü size bir imkan sağladıkları gibi aynı zamanda bir hizmet bir emek vermektedirler. Bu onların mesleği, işidir. Bunu yaparken de ücreti yada talep edecekleri şartları neye göre ve nasıl belirledikleri biraz ortam şartlarına biraz da kendi inisiyatiflerine bağlıdır. Birazda proje giderleri hesaplanarak belirlenmektedir. Ücret size yani sanatçıya uygunda gelebilir fazlada gelebilir. Katılabilir yada ret eder. Sonuçta kimse sizi hiç bir şeye zorlamamaktadır. Sözün özü bakkaldan bedava sakız bile alamazken, doktorda bedava tedavi olamazken yani kısaca her hizmetin bir bedeli varken bu hizmeti bedava talep etmek de bu işi yapan kişilerin emeğine, işlerine haksızlık ve saygısızlıktır diye düşünmekteyim. Sizin için proje yapılsın tüm masrafları karşılansın gibi bir lüks ancak proje bir şekilde devletten destek yada özel sponsorluk alması durumunda olabilecek bir durumdur. Aksi halde birileri sizin için cebinden para harcasın, her şeyi yapsın tabir yerinde ise "Armut piş ağzıma düş" gibi bir istek içerisinde olmanız demektir.
Belki şimdi egonuzu bir kenara koyar ve prensibinizi tekrar düşünürsünüz...

13 Nisan 2017 Perşembe

DUYURU & DAVET: SÜHEYLA ÜSTEK ''SÜ'den YANSIMALAR'' KİŞİSEL RESİM SERGİSİ

SÜHEYLA ÜSTEK 
''SÜ'den YANSIMALAR'' 
K İ Ş İ S E L   S E R G İ S İ
Sanatçı 1973 Nevşehir doğumlu. 17 yıl önce çıktığı sanat yolculuğuna resim eğitimi ve öğretmenlik eğitimi alarak başladı. Birçok ressam ile çalıştı. 5. kişisel sergisini gerçekleştirecek olan sanatçı birçok karma sergi ve sanat etkinliğinde yer aldı. Çalışmalarına Ankara'da kendi atölyesinde devam etmektedir.

Açılışı 17 Nisan 2017 tarihinde gerçekleşecek olan serginin ev sahibi Ankara TESK Sanat Galerisi.

Sergi de sanatçı birikimlerini ve duygularını yer yer denizin maviliğinde ve dalgalarında, yer yer bir kadının bedeninde izleyiciye aktarmaktadır.

2 Mart 2017 Perşembe

'BİZİM ÇOCUKLARIMIZ' Sosyal Sorumluluk Projesi Sergisi Görkemli Bir Gece İle Kapılarını Açtı

'BİZİM ÇOCUKLARIMIZ' 
Sosyal Sorumluluk Projesi Sergisi
Görkemli Bir Gece İle Kapılarını Açtı

Türkiye'nin önemli sanat kurumlarından Fine Art Sanat Birliği tarafından düzenlenen proje,
'Sanat ve Sanatçı toplumun öncüsü  ve sesidir' misyonu ile hazırlanmış bir Sosyal Sorumluluk Projesi'dir. Başkan Funda Tümer'in küratörlüğünü üstlendiği proje sergisi 'BİZİM ÇOCUKLARIMIZ' adını taşımakta.
Ankara Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin ev sahipliğini üstlendiği sergide, 27 sanatçının toplam 70 eseri sergilenmekte. Eser satışlarından elde edilecek gelir, ihtiyaç sahibi çocuklarımızın giyecek, oyuncak ve okul ihtiyaçlarının temininde kullanılacak. Yardımların çocuklarımıza ulaşımını TÜRK KIZILAY'ı üstlendi.
Birçok Kurum ve Kuruluş tarafından desteklenen projenin sergi açılışına başta Türk Kızılay'ı Ankara Şube Başkan Yardımcısı Ahmet Erdoğan, Ankiad Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aktan, Akalın Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Esen, Türkoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cem Serin, Erciyes Şirketler Grubu Başkanı Hakan Eler, Sanatçı Kadınlar Derneği Yönetim Kurulu, Ulusal Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Tümer, Çankaya Belediyesi ÇAYED Yönetim Kurulu Üyesi Aysel Atakurt olmak üzere Sanat ve İş camiasından birçok önemli konuk katıldı.
Sergide katılımcı sanatçılara kurum tarafından hazırlanan belgelerin takdimi Türk Kızılay'ı Ankara Şube Başkan Yardımcısı Ahmet Erdoğan tarafından takdim edildi.
Sergi 7 Mart 2017 tarihine kadar izlenebilecek.

17 Kasım 2016 Perşembe

RESSAM KÜBRA BULDUKLU İLE SÖYLEŞİ

RESSAM KÜBRA BULDUKLU
RESSAM KÜBRA BULDUKLU

SÖYLEŞİ 

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Kübra Bulduklu ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Hayatın bana verdiği misyon, önüme serdikleriyle yüzleşemese de ben kendimi her türlü zorluğa hazır, dimdik, bir elimde fırçamla düz bir yolda eğrisiyle doğrusuyla yürümekteyim. Konya Selçuk Üniversitesi'nde Resim Bölümü okudum. Okulumu bitirdikten sonra 'Kübra'nın Sanat Atölyesi' adı altında her şeye sıfırdan başlayarak  kendi iş yerimi açtım. Özel resim siparişi alarak işe başladım ve atölyemde her yaş grubundaki öğrencilerime de eğitim vermeye devam ettim. Çok yenilerde ise kendi memleketim olan Adana' ya iş yerimi  taşıdım ve Kozan Koleji'nde eğitmenliğe devam etmekteyim. Hayatta ki en büyük tutkum ise resim yapmak ve bu tutkuyu küçük büyük demeden  kişilere aşılamak ve şakaklarıma ak düşene kadar resim yapabilmek.

Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- İnsan ve evren varoluşundaki her şey benim tuvalime yansıyor. Gözlerimi kapatıp oluşturduğum kurgularımı bazen soyut, somut objeler kullanarak, bazen yaşadığım anlatılmaz, sözle tarifi olmayan  sadece renklerin dilini kullanarak hayat bulduruyorum. Anlıyor insan ellerine fırçayı alıp tuvalinin karşısına geçtiğinde.
Resim çalışmalarımda çok fazla çeşit malzeme ve teknik kullanmayı seviyorum. Yağlıboya ise vazgeçilmezim. Hep bir pastelimsi tadı vardır yağlıboya çalışmalarımda.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Üniversite zamanlarımda bir çok farklı illerde kendi çektiğim fotoğraflardan yola çıkarak figürlü ve figürsüz sahil, tekne vb. temalı çalışmalara imza attım. Fakat sonraları çok fazla  şey denedim. İçimdeki beni ortaya çıkarmak sandığımdan daha zor oldu ve insan yaşadığı her an  farklı duyguları yaşıyor. 20 yaşında hissettiklerim ile 25 yaşında iken hissettiklerim bir değil. Bazen sevinç, bazen gözyaşı, bazen  hayal kırıklıkları, bazen de bir başkaldırı. Her konuyu bir şekilde tuvalimle bütünleştirebiliyorum. İmge olarak zaman, tekne, kuş, bazen figür, bazen de deniz beni alıp başka bir dünyayı yaşamamı sağlayan izler bırakıyor hayatımda.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Gerçek anlamda yetenekli ,dinamik, her yıl ismini sayamayacağım fakültelerden mezun  çok fazla  insanımız var ama ülkemizde hiç kimse onlara ressam gözüyle bakmıyor ve birçoğu da aslında resim bile yapmıyor okul hayatı bittikten sonra. Sanat bence sanat için değil toplum için yapılmalı biz şu an ki düzende de sanatı kendimiz veya yakın sanat camiası çevremiz için yapıyoruz. Bu yüzden halkımız sanata aç ve bunun farkında ve bilincinde değil. Bu bilinci oluşturmak da aslında ağırlıkta devletimizin elinde. Şahsım adına Fine Art Sanat Birliği kurucusu Sayın Funda TÜMER hanıma sonsuz teşekkür ediyorum. Bizim gibi genç kuşaklara yol gösterip her konuda yardımcı olduğu yolumuzu aydınlattığı için.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Sanat 'GÜÇ' ün avuçlarında can çekişiyor bana göre. Bazen siyasi, bazen ticari. Türkiye 'de destek, ilgi, alaka, en önemlisi de eğitim eksiğimiz var. Üzülerek belirtmek istiyorum ki  ülkemizde cebinde parası olmayan sanatçı sanatını icra  edemiyor maalesef. Aşılması gereken çok fazla engel, çözülmesi gereken çok fazla problemimiz var. Fakat üzülerek söylüyorum ki bunları umursayan önem veren ne bir milletimiz ne de bir devletimiz var.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Kendi çalışmalarımın da bulunduğu özellikle genç yetenekleri ön plana çıkarma amaçlı bir galeri açmak ve gerçek bir eğitim veren sanat akademisi kurmak istiyorum. Belki bir dağ başında, dere kenarında, ahşap otantik bir yer. Özellikle en ücra köşeye açmak istiyorum ki insanlarımızın özellikle arayıp bulması için. En kısa zamanda Orijinal Promosyon toplu resim siparişi üzerine bir web sitesi kurmak istiyorum tüm Türkiye'ye satışını gerçekleştirebilmek için. Eğitim bana göre gönül işi bende bu işi seviyorum. Ömrüm yettikçe kendimi sürekli geliştirip hep bir adım belki beş adım ileriye taşıyacak hamleler de bulunarak kendime, ülkeme ve aileme hayırlı faydalı bir insan olmak istiyorum.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz

11 Kasım 2016 Cuma

RESSAM CEREN DEMİRBAŞ İLE SÖYLEŞİ

RESSAM CEREN DEMİRBAŞ

S Ö Y L E Ş İ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Ceren Demirbaş ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Babamın mesleği dolayısıyla hayatım, Ankara ve yurtdışı arasında gidip gelmekle geçti. İlkokulu Senegal’de, ortaokulu Strazburg (Fransa)da okudum. Lise için tekrar Ankara, Charles de Gaulle’e döndüm. Üniversite eğitimim için Paris‘e gittim. Orada, Psikoloji eğitimim sırasında edindiğim, bilinçaltının her insana özgü kişisel bir hikayesi olduğu fikri, bende, onları renklerle resime aktarma arzusu uyandırdı. Bu fikirden yola çıkarak, «geçmişin gibisin, hayal gücün kadarsın» şeklinde ifade ettiğim bakış açımı resimlerime yansıtmaktayım.

Eserlerinizde alisilmis tarzlardan çok farkli bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Tarzımın temelini oluşturan unsurlar,  kuralsız, cüretkâr oluşum ve tamamen sezgisel çalışmam. Kendimi kısıtlamayı sevmiyorum ve cesaretimi sınırlayacak  bir kalıba girmek istemiyorum. Farklı tarz ve teknikler denemeyi seviyorum.  Çalışırken bir anda yeni bir teknik ya da yeni bir tarz denerken bulabiliyorum kendimi. Ben aslında gördüğümü değil,  kafamda yarattığım görüntüyü resmediyorum.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Genel olarak bilinçaltına yönelik, psikolojik konulara yoğunlaştım. Parapsikoloji ve metafizik konular dışında, mitoloji de resimlerime konu olabiliyor. Bunun dışında, kadına şiddet temalı ve güncel toplumsal konuları da kendi bakış açımla sunduğum resimler de yapıyorum.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Maalesef, genç kuşak sanatçılara yeterli önem verildiğini düşünmüyorum. Bunun için çaba sarf eden kişi ve kurumlar elbette var ama yeterli olduğu kanısında değilim. Genç – Usta sanatçı diye karşılaştırmamak gerekir bence. Usta sanatçıların katacakları tecrübeli görüş, genç sanatçıların ortaya koyacakları taze bakışla bir noktada buluşacaktır. Her ikisinin de değeri « aynı » ve « ayrı » olmalıdır.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Türkiye sanat alanında birçok ülkeye göre zayıf kalıyor maalesef.  Türkiye’de ne sanata ne de sanatçıya yeterince değer verilmiyor.  Müzelerimiz ve sanat etkinliklerimiz çok az ve sanat bizim ülkemizde hak ettiği değere henüz ulaşmış değil. Buna rağmen, son on yılda Türkiye’deki resim izleyicisinin, özellikle Türk ressamlara ilgisinin arttığını görmek mutluluk verici. Bunda, resim ve sanatseverlerin sanatçı ile buluşmasını kolaylaştıran galeri ve müzayede salonlarının çoğalmasının büyük payı olduğunu düşünüyorum.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Şu anda Atina’da yaşıyorum. Bir süredir üzerinde çalıştığım yeni fikirler ve yeni bir tarz var. Bu eserlerimle en kısa zamanda sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyorum.

Eserlerinize sergiler dışında ulaşabileceğimiz bir platform varmı

İzleyiciler, eserlerimi  http://www.cerendemirbas.sitew.org adresinden takip edebilirler.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz


10 Kasım 2016 Perşembe

''AYNADAKİ KADINLAR'' RESSAM ŞEHNAZ AYKAÇ 28. Kişisel Sergisi SANATSEVERLER ile Buluştu

''AYNADAKİ KADINLAR'' RESSAM ŞEHNAZ AYKAÇ 28. KİŞİSEL SERGİSİ SANATSEVERLER İLE BULUŞTU
Küratörlüğünü Fine Art Sanat Birliği Başkanı Ressam Funda Tümer'in üstlendiği sergi görkemli bir açılış ile gerçekleşti.

Transparan Sanat Galerisi'nin ev sahipliği yaptığı sergide başta sanat camiasının önde gelen isimleri ve basın olmak üzere birçok konuk yer aldı.

28.Kişisel Sergisini açan Şehnaz Aykaç'ın eserlerine konukların ilgisi oldukça yoğundu. Sanatçı, eserlerinde izleyiciyi kadın bedeninden ruhuna uzanan derin ve anlamlı bir yolculuğa çıkarmaktadır.

''Aynadaki Kadınlar'' sergisi 17 Kasım 2016 tarihine kadar izlenebilecek.

5 Kasım 2016 Cumartesi

FINE ART SANAT BİRLİĞİ; -Sezon Açılışı & ŞEHNAZ AYKAÇ ''AYNADAKİ KADINLAR'' Kişisel Sergisi-

FINE ART SANAT BİRLİĞİ SEZON AÇILIŞI
ŞEHNAZ AYKAÇ ''AYNADAKİ KADINLAR'' KİŞİSEL SERGİSİ
Fine Art Sanat Birliği, Başkan Funda Tümer öncülüğünde, muhteşem bir sergi ile 2016 - 2017 sezon açılışına hazırlanıyor.
Açılış 08 Kasım 2016 tarihinde Ankara Transparan Sanat Galerisi ev sahipliğinde gerçekleşecek.
Sergi, kadının bedeninden ruhuna uzanan derin ve anlamlı bir yolculuğa çıkarıyor. Kadının toplumda görüntüden ibaret olmadığına dikkat çeken sergide sanatçı, kadının hayal gücünü, özgürlüğünü, mücadeleci ruhunu, yaşam gücünü, doğurganlığını, cinselliğini, tutkularını, bedenine sahip çıkışını, hüzünlerini ve içlerindeki yer yer dönemsel fırtınaları, yer yer de hüzün ve acılarını güçlü fırçası ve yorumu ile tuvalinde yansıtıyor. Sanatçı adeta eserleri ile kadınlarımızı bedenlerine, hak ve özgürlüklerine sahip çıkmaya çağırıyor.

1 Kasım 2016 Salı

RESSAM NURGÜL BAŞ KILIÇ İLE SÖYLEŞİ

RESSAM NURGÜL BAŞ KILIÇ

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Nurgül Baş Kılıç ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Çocuk yaşlarımdan itibaren görsel olan sanat dallarına ilgim oldu. Özellikle mimari yapıların şekilleri, süslemeleri ve motifleri ilgimi çeken unsurlar oldu. Daha sonrasında bir nesne üzerinde, dokularda, lekelerde gördüğüm şekilleri resmetmeye başladım. Ardından da bu aşk beni resim okumaya sevk etti. Katıldığım sergi ve sanat projeleri motivasyonumu ve heyecanımı arttırdı. Sanat yolunda yürümeye devam ederken aynı zamanda bir resim eğitmeni olarak öğrencilerime sanatı sevdirmeye çalışıyorum

Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Renklerin ön planda olduğu ve bir boşluk içerisinden çıkan kadın figürleri ve hayvan figürlerini sıklıkla çalışıyorum. Fantastik bir fon oluşturuyorum. Canlı ve bir anda parlayan renkleri seviyorum. O andaki  İç dünyamı bir şekilde dışa yansıtıyorum.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Uzun zamandır eserlerimin temasını kadın portreleri ve hayvan figürleri oluşturmakta. Bu durum birazda ruh halime bağlı. Yaptığım küçük karalamalar ve eskizlerimden ne çıkıyorsa tuvale onu yansıtıyorum.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Galeri sahipleri hakkında genelleme yapmak istemiyorum ama bir çoğu ticari kaygı taşıyor. İsim yapmış sanatçıların eserlerine satış garantili bakıldığı için onlara öncelik tanınıyor. Bu durum maalesef ki gençlerin önünü kapatıyor. Genç Sanatçılara ne kadar imkan tanınır ise o denli başarılı olabileceklerini ve kendilerini gösterdikçe kalıcı bir yer edinebileceklerini düşünüyorum.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Sanat ortamında ayrımcılık ve guruplaşma var. Akademisyenler, isim yapmış sanatçılar bir grupta, Alaylılar farklı bir grupta. Birde akademik eğitim almış kendini tanıtmaya çalışan bir grup var. Sanatçılar arasında bir bütünlük, birbirine sahip çıkmak, birbirine destek olmak maalesef yok. Bu durum izleyicilere de yansıyor ve izleyicide ona göre bir ortamda bulunuyor. Buda sanatın doğru bir yolda ilerlemesini engelleyen bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Siz sanatçı kişiliğiniz yanında aynı zamanda bir eğitmensiniz. Sanat eğitimini yeterli buluyormusunuz

-  Maalesef yeterli önem verilmiyor. Öğrencilerde, velilerde hatta eğitimcilerde sanat bilinci yok ve gereksiz görülüyor. Bu bilinç ve yaklaşım temelden değişmediği süre içerisinde bizim de işimiz çok zor.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Çalışmalarımı yaparken teknik olarak farklı şeyleri denemeyi seviyorum. Gerçekleştirmek istediğim birçok planım var. Destekçimizin az olduğu bir ortamda ne kadarını gerçekleştirebilirim ve beni nereye götürür bende merak ediyorum.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz


28 Ekim 2016 Cuma

RESSAM ÖZLEM AKDAĞ İLE SÖYLEŞİ

RESSAM ÖZLEM AKDAĞ

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Özlem Akdağ ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Hayatta insanların tercihleri, tavırları, duruşları vardır. Ya sıradanlığı seçersiniz  ya da farklılığı. Resim benim kendimi  fark edişim ve farklılığım. Resim yapmanın beni çağıran sesini duyduğumda, bu sese kayıtsız kalamazdım ve şimdi büyük bir aşkla resim yapıyorum.

Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Yaşadığımız anlar, doğadaki her obje, müzisyen, şair ya da bir ressam için ilham kaynağı olabilir. Bu anlar benim için bir hikayenin başlangıcıdır. Gözlemlerimle oluşturduğum hikayelerimi, imgeler yardımıyla somut figürler yanında bazı figürleri soyutlayarak ve en son renklerin dilini kullanarak tuvalime aktarıyorum. Resimlerimde yağlı boyayı tercih ediyorum.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Bir süredir kadın teması üzerine çalışmalar yapıyorum. Sanatın ya da sanatçının, toplumdan ve toplumsal olaylardan uzak kalamayacağını düşünüyorum. Bu bazen bir başkaldırı, bazen sevinç, bazen hüzün olarak kişinin sanatına yansıyacaktır. Benim, kadın konusunu seçme nedenimse yazık ki ülkemin kadınının hala ezilen kadın olmasıdır ve beni şu an en derin etkileyen konudur.
Tuvalimde, kadına dair her türlü duyguyu işlemeye çalışıyorum. İlerleyen zamanlarda ise belki bir kuş, belki rüzgar, belki mavi gökyüzü beni etkiler ve bu duyguların izleri tuvalime yansır. Bunu ilerleyen zaman gösterecek.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Yetenekli, sanata dinamizm katabilecek pek çok genç arkadaşımız var; bu çabaların devamlı üretime dönebilmesi için elbette desteğe ihtiyacı var. Galerilerin, koleksiyonerlerin, sanat izleyicisinin bu anlamda gençlere fırsat vermesi ve desteklemesi gerekir. Gereken desteğinse gençlerimize şu anda yeterince sağlanmadığını düşünüyorum.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Bana göre sanatımız belli bir kesimin elinde sıkışıp kalmış durumda. Birbirini destekleyen, sanat ortamının gelişmesini sağlayacak düşünce yetersiz. Doğal olarak izleyici de yetersiz.
Yazık ki, hala gelişmeye çalışan bir sanatımız var.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Her zaman öğrenmeye ve üretmeye devam edeceğim. Yeni malzeme ve teknikler konusunda araştırma ve uygulamalarımı sürekli kılarak, sanat severlere  sunma çabasında olacağım.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz...

18 Ekim 2016 Salı

HEYKELTRAŞ ŞENOL BORA İLE SÖYLEŞİ (ULUSAL HABER & FUNDA TÜMER)

HEYKELTRAŞ ŞENOL BORA
Heykeltraş Şenol Bora

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan başarılı Heykeltraş Şenol Bora ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatır mısınız

- Kendimden bahsetmenin tam mevsimi, kendimden bahsetmeyi sevemesem de.  En çok bu mevsimde üretmek istiyorum, en çok bu dönem yalnız kalmayı seviyorum belki de. Yürümeyi çok seviyorum, insanlar daha samimi sanki. Hayatımda tek vazgeçilmezim taşlar. Çakıl taşıyla mutlu olurum.  Her biri farklı şekilde çakıl taşları. Anlatacak çok şeyim var aslında ama burada bırakmak yeterli.

Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Ben yontu geleneğinin ham maddesi mermer olduğuna inanırım. Bundan dolayı taş çalışırım. Mermerde haliyle üslup oturtmak zor. Çünkü yıllarca her şey denendi ve biz kırıntıları kemiriyoruz doğrusu .Başta insan figürleri, sevgiyle sarılan kadın ve erkek figürleri denedim. Bu serimden çok keyif aldım. Belki bir seri daha denerim ilerde. Ardından şekil  itibariyle koç başı figürleri denedim. Türk kültüründe de yeri var. Bu seri çalışmalarım fazlası ile ses getirdi. Seri çalışmayı seviyorum.  Çünkü ürettikçe yeni fikirler birbirini kovalıyor. Yeni projelerimde biraz  taş dışına çıkarak farklı şeylerde denemek istiyorum.  Ama asla bana huzur veren taştan vazgeçemem. Yapı olarak sertte olsa o işleyişi sırasında ve eğer fikir de varsa kafanızda keyifle ilerliyor.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyormu

-  İnsan ruh hali sabit olmadığı ve değişkenlik gösterdiği için dönem dönem benimde çalışmalarımın konuları değişir. Ancak özellikle bir konu seçerim ve o konuda seri çalışmalar yaparım. Bugün bunu yarın şunu yapayım diye bir şey söz konusu olmaz. Türkiye de yaşıyoruz ve her gün yeni bir olay, bir dram, bir mesele oluyor. Dolayısı ile insanı etkiliyor.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Bana göre genç, yaşlı diye bir ayırım olmaz sanatta. Bir mucit 15 yaşında da bir icat yapabilir, 50 yaşında da . Sanattaki bu algı ve ayırımın ticari olduğunu düşünüyorum. Değil sanata ve sanatçıya, biz insana değer verilsin bir konumdayız maalesef. Genç sanatçılara da gelirsek yeteri önem ve imkan verildiğini düşünmüyorum. Hep tırnaklarımız ile kazımak zorundayız.

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

- Türkiye de gerçek anlamda üreten kişi az sayıda. Diğerleri de boş hayran kitlesine hitab eden kişiler. Gerçek izleyici de bununla orantılı olarak az bir kitle. Ama bizim ülkemizde herkes sanatçı, herkes imam, herkes futbol yorumcusu.  Türkiye de sadece sanat diye direnen küçük bir kitle var. Bu kitle ister üreten, ister izleyici ister ne denirse artık

-  Türkiye de Heykel Sanatı sizce ne durumda

-  Heykel üreten çok az var. Dolayısıyla yine geçmişimizle övüneceğiz. İlhan Koman'lar Şadi Çalık'lar vs ve günümüz en iyi heykeltraşı benim de hocam, yıllarca asistanlığını yaptığım ve heykel anlamında beni en çok heyecanlandıran isim Mehmet Aksoy. Onun kadar üreten ve heykel sevgisi taşıyan kimsede göremedim.
Heykel Sempozyumları oluyor. Ama tam bir fiyasko bana göre. Bir ayda kaç kilo taş kırarsın gibi bir yarış şekli var sanki. Bende mümkün olduğunca takip ediyor ve katılmaya çalışıyorum. Projeler daha üstünde düşünülür ve mekansal algı ile hazırlanırsa daha başarılı olabiliriz.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

-  Plânlarım için taşa başlamadan bir şey söylemem ütopik biraz. Ama  siyasetin bu kadar içimize girdiği ve her gün trajik olayların yaşandığı bir dönemde konularımı biraz bu yönde seçmeyi düşünüyorum. Neler çıkar bende merak ediyorum.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz



11 Ekim 2016 Salı

HEYKELTRAŞ "MÜKREMİN ALTIKARDEŞ" İLE SÖYLEŞİ

HEYKELTRAŞ
MÜKREMİN ALTIKARDEŞ
SÖYLEŞİ
Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Heykeltraş Mükremin Altıkardeş ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi:
Biraz kendinizi anlatır mısınız
- Adana doğumluyum. Güzel Sanat Fakültesi Heykel Bölümü mezunuyum. Halen Gazi Üniversitesi'nde yüksek lisansıma devam etmekteyim.
Eserlerinizde alışılmış tarzlardan çok farklı  bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.
- Aslında çok farklı bir tarz denmeyebilir. Eserlerimde kendi gözümde her şeyi, sanat eseri çalışmalarımda değindiğim konu itibarı ıle kullandığım herhangi bir nesneyi, materyali biricikleştirip onu devasal halde sunuyorum. Çalışmalarımı büyük ebatta ve hazır nesne kullanarak yapıyorum.
Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu
- Evet var. Bu dönem kimlik üzerine kavramsal  işler yapıyorum. Dönem dönem davet edildiğim sergilerde belli bir konsept varsa o sergiye göre işler yaptığım da oluyor ama  önceliğim kendi tarzımı ortaya koyup onu yaygınlaştırıp benimsetmek.
Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu
- Evet çok güzel çok dinamik çok hareketli bir dönem ama kendini ifade edemeyen çok arkadaşımız var.  Sıradan bir kursa gidip sanatçı olarak ortada gezen arkadaşlar da bir hayli fazla. Sanatçı olmak bu denli basite indirgenmemeli. O yüzden çok önem verildiği ve galerilerin şans tanıdığı pek söylenemez.
Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz
- Türkiye şuan sanat konusunda dorukta diyebilirim.  Özelliklede İstanbul, Ankara ve İzmir'e baktığımızda bir çok sanat etkinliği görmekteyiz. Ama maalesef galeriler gereklİ özeni göstermiyor. Biraz sanatçı destekli olmalarını ticari olarak bakılmaması gerektiğini düşünüyorum. Kalite arttırılırsa izleyici kitlesinin de ona uyumlu olacağı kanaatindeyim.
Heykel sanatı sizce ülkemizde ne durumda
- Heykel şuan bana göre halen emekleyip düşen bir bebek gibi.  Artık o eskisi gibi anıt heykeller yapılmıyor. Etrafta anıt heykel yada heykel göremiyoruz. Olanlar da kaldırılıyor. Sadece galeri mekanlarında heykel görmekteyiz maalesef
İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.
- İlerisi için öncelikle akademik eğitimimi en sonuna kadar tamamlayıp (tabi ki eğitim hiç bitmez) en iyi yerlerde en iyi sanatçılarla kendimi tanıtıp sanatımı icraat etmek istiyorum
Ulusal Haber - Teşekkür ederiz

22 Mart 2016 Salı

CEREN DEMİRBAŞ KİŞİSEL SERGİSİ ANAMNEZ KAPILARINI AÇIYOR

CEREN DEMİRBAŞ KİŞİSEL SERGİSİ ANAMNEZ KAPILARINI AÇIYOR

Duyum, algı gibi olgular ve bilinçaltının derinlikleri, 
çizgi ve renkler ile şifrelenen görsel hikayeler 
Sanatçı eserlerini ve sergisini ''Çocukluğumdan beri çizdim, boyadım. Ama resimle tam anlamıyla yakınlık kurmam, Psikoloji eğitimim sırasında gerçekleşti. 
Psikolojik testlerle kurgulanan gizemli bir dünya vardı orada. Duyum, algı gibi olgular ve bilinçaltının derinlikleri pek çok değişik hikâye anlatmaktaydı. 
Buradan yola çıkarak, çizgi ve renklerle şifrelediğim kendi görsel hikâyelerimi anlatmaya yöneldim. 
Hedefim, izleyicinin sadece seyretmekle kalmayıp kendi geçmişi ve hayal gücü ışığında, 
kendince yorumlayacağı resimler yapmaktı. Anamnez serisinde, farklı insan hikayelerindeki değişik ruh yansımalarına tanıklık etmenizi istedim. 
Anamnez resimleri, herbirimizin « HATIRA »larıyla bir yerlerde buluşmayı amaçlıyor.'' diyerek ifade ediyor.
Küratörlüğünü Fine Art Sanat Birliği Başkanı Ressam Funda Tümer'in üstlendiği sergi 25 Mart 2016 tarihinde Transparan Sanat Galerisi ev sahipliğinde sanatseverler ile buluşacak. Sergi 07 Nisan 2016 tarihine kadar izlenebilecek.